Seçim bölgesi Esenler’de gezilerini sürdüren bağımsız milletvekili adayı Bedir Keme, Pazar günü Esenler’de ziyaret ettiği Malatya Pütürge Pozkıranlılar derneğinde büyük ilgi gördü. Keme, Dernek Başkanı Hüseyin Beyaz ve dernek üyeleri ile tek tek sohpet etti.
Aslen Kahta doğumlu olan Bedir Keme, 1980 yılında istanbula geldi. Çocukluğu Küçükpazar ve Fatih’de geçti. İlk ve Orta öğrenimini tamamladıktan sonra iş hayatına atıldı.
Kendi ekonomik özgürlüğünü kazandıktan sonra, çevresindeki yardıma muhtaç insanlara yardım eli uzattı. Çevresi tarafında yardım sever biri olarak tanınan Keme, bugüne kadar elinde geldiğince fakire fukaraya yardım etmeyi ihmal etmedi.
İstanbul’daki çevresi ve hemşerilerinden destek sözü alarak siyasete atıldı. 3.Bölgede Milletvekili adayı olan Bedir Keme, Siyaset meydanlarında önce kendini sonrada insanları kandırmaya çalışan ve meclise gittikden sonrada hırsızlık arayışlarına rant ve ihale takip eden kendini milletin vekili olarak gören sahtekarlardan olmayacağını belirtti.
Gelecek nesile, tüyü bitmemiş çocuklara, Bankaların borç batağında yüzen çiftcilere güpe gündüz şehrin göbeğinde her gün yaşanan onlarca kapkaç, Gasp ve Hırsızlık olaylarına çüzüm bulmak için, İstanbul’daki işsiz gençlere iş, aşsız ailelere aş, verebilmek adına İstanbul 3.Bölgede Milletvekili adayı oldu.
NELER YAPMAK İSTİYORUM? NEDEN BAĞIMSIZ ADAY OLDUM?
(Bir bağımsız milletvekili adayının ‘AMENTÜSÜ’ )
1- Ahlâkta ve kardeşlikte birlik istiyoruz !
Ahlâk yoksa, yeryüzünde hiçbir iyilik, güzellik ve doğruluk ta olmaz. Kardeşlik yoksa adâlet ve fırsat eşitliği de olmaz. Böyle toplumlarda kurulan düzenlerde sağlıklı olmaz. Her şey mal, para ve makam sahibi olmak için pazara çıkarılır ve alınır-satılır. İşte ahlâk ve kardeşlikten yoksun kalmış böyle toplumlar eninde sonunda yıkılmaya mahkum olur. ( Ahlâklı bir kardeşlik içinde düzen kurarak yaşayan toplumlar; iyi eğitim alan örnek toplumlardır. Türkiyemiz ’in de mutluluk anahtarı budur.)
2- Çalmayı-çırpmayı ve kamu malını yağlamayı önlemek istiyoruz !
Ankara’dan vatandaşın ihtiyacını karşılamak için harcanmak üzere devlet bütçesinden ayrılarak yola çıkarılan her 100 Lira devlet parası; genellikle yolda başına gelen kazalardan dolayı, Edirne’ye veya Hakkari’ye ancak 25 Lira olarak ulaşabilmektedir. Yerine ulaşabilen her 25 Lira’nın bir kısmı da yörede harcanırken çarçur edilmektedir. İşte böyle düzenlerde yapılan işler ne yazık ki, hiçbir işe yaramaz, yapılan binalarda ilk depremde yerle bir olur. Böylece milletin iki yakası bir araya gelmez. (Kamu (devlet) malının yağmalanmasını önlemek ve kamu kaynaklarının kamu yararına kullanılmasını sağlamak yöneticiler için ahlâk ve namus kuralı olmalıdır.)
3- İsraf haramdır, israfı önlemek istiyoruz!
O kadar acı ki, Osmanlı Devleti’nden başlayarak günümüze gelen alçakça bir anlayış olan ‘Devlet malı deniz, yemeyen domuz’ sanki bir kısım ahlâksızlar tarafından kutsal emir sayılmaktadır. Bu kurala uyarak devlet malı yenmekte ve durmadan yağmalanmaktadır. Uçak, otomobil, yazlık tatil siteleri, dış geziler, lüks konut ve akla gelmedik her türlü saltanatlar; sanki anayasa gereği gibi yöneticiler tarafından kayıtsız şartsız uyulan yağmalama ve israf uygulamalarıdır.’Babasının topal eşeği bile olmayanlar, devlet kesesinden lüks araba ve özel şoför saltanatı sürmektedirler.’ Bütün bunlar yetmezmiş gibi; şeytanın bile aklına gelmeyecek yollar bularak devlet hazinesi soyulmuştur ve soyulmaya devam edilmektedir. Yüz binlerce çocuk sokaklarda aç ve çıplak dolaşırken, milyonlarca insan açlık sınırı altında sürünürken bu yapılan işler: ‘ kamu malını israf olup, en büyük günahlardandır.’ (kamu malını yiyenlerden hesap sorulmalı ve kamu malları geri alınmalıdır. Ve unutmamalıdır ki; 75 milyonun helalleşmesi mümkün olmayıp, kamu soyguncularının ahrette gideceği yer sade ve sadece cehennemdir.)
4- Yönetim işlerini ehil olanlara vermek istiyoruz !
<< Gerçekten Allah size, emanetleri (yönetim işlerini ) ehline (uzmanlara) vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz (karar verdiğiniz) zaman adaletle hükmetinizi emreder.>> Allah emrine uymak gerekir. Bizden bizim partiden bizim hemşerimizden, bizim akrabamızdan diye işleri ehil (uzman) olmayanlara verirsek ne olur? Ne mi olur? Önce Yüce Allah’ın emrine karşı gelmiş oluruz . Sonra memleketi acemi ve beceriksizlerin eline teslim etmiş oluruz. Sonra memleketi acemi ve beceriksizlerin eline teslim edilmiş oluruz. Böyle memleket için sevgili Peygamber efendimiz bakınız ne buyurmuştur: << Bir memlekette işler ehil olmayanlara (uzman ve namuslu olmayanlara ) verilirse; o memlekette kıyameti bekleyiniz.>> buyurulmuştur. ( İnanıyoruz ki %90 u Müslüman olan memleketimizde, insanlarımız, Allah’ın emrine ve Peygamberimizin yoluna inşallah uyacaklardır.)
5- Herkesten hesap sorulmasını ve herkesin hesap vermesini istiyoruz !
Ne yazık ki, demokrasi adına Tükiye ’de 1950 yılında yanlış bir adım atılmıştır. İktidarı devralanlar demokrasiye geçiş hatırına ‘Devr-i Sabık’ yaratmayacağız diyerek eskilerden hesap sormamışlardır. Böylece işleri kitabına uyduranlar hesap vermekten kurtulmuş, hırsızlık, yolsuzluk ve usulsüzlüklerine kılıf bulanların yaptıkları ne varsa; yanlarına kâr kalmıştır. Memleket sorulmadığı için; ince ince soyulup, soğana çevrilmiştir. Bu sebeplerle diyoruz ki; ‘ HERKESTEN HESAP SORULMALI, İYİ İŞ YAPANA MÜKAFAT (ÖDÜL) VERİLMELİ, KÖTÜ İŞ YAPANA DA CEZA VERİLMELİDİR.’’ Diyoruz. (Eğer gelenler gidenlerden adâletle hesap sorsaydı, bu memleket dünyanın en kalkınmış memleketi ve insanları en mutlu insanlar olurdu. Memlekette cennet köşelerinden bir köşe olurdu.)
6- Kimsesizlere sahip çıkmak ve güçsüzleri zorbalara ezberlemek istiyoruz !
Kendim fakirlikten, kimsesizlikten, açlıktan ve çaresizlikten yaşarak haberdar olan, yani acı gerçeği anlayan ‘’ Bir sokak çocuğu’’ olarak hayata atılmış bulunmaktayım. Kirli, yüz kızartıcı ve onur kırıcı hiçbir işim ve sabıkam yoktur. Hep çalıştım, her yerde çalıştım ve ölünceye kadar da çalışacağım. Çalışarak şerefimle, vatandaşlık görevlerimi yerine getirerek çevrede sevilen bir iş adamı oldum. Ezilenlerin yanında, ezenlerin karşısında olacağım. ( Her yerde ve her konuşmamda tekrarladığım yukarıda ki 6 konuyu uzmanlara inceleterek çözüm yolları ile birlikte toplumun hizmetine sunacağıma söz veriyorum.)
Bendeniz bağımsız milletvekili adayı olurken; bu düşüncelerle yola çıktım, eğer seçilirsem yukarıda ki 6 konuyu ‘’AMENTÜ’’ gibi takip edeceğim. Bu konuda önce Allah’a sonra vicdanıma söz verdim. Eğer beni seçerseniz, amentüyü uygulamak için elimden gelen her türlü gayret göstereceğime ve bu yolda yılmadan, yorulmadan yürüyeceğime sizlere de söz veriyorum. Allah çalışanların ve doğru yolda yürüyenlerin emeklerini boşa çıkarmaz..
İSTANBUL 3. BÖLGE BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ADAYI
BEDİR KEME
3.BÖLGE BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ADAYLARI İSİM LİSTESİ
1 ALİ TÜZÜN
2 MERİH ESKİN
3 AYKUT ATAY
4 Muammer Özkoca
5 MUSTAFA AKBAŞ
6 MEHMET ERKAN KAYA
7 EROL BAŞARIK
8 RAMAZAN YAZGAN
9 MEDET SULAK
10 SECİH BAŞARAN
11 CEMAL GÖKCE
12 MUSTAFA AKGÜN
13 VADULLAH SADAK
14 BENGİSU OKTAY
15 İLA BULUT
16 BİROL ŞAHİN
17 SEBAHAT TUNCEL
18 NECAT YÖRÜK
19 ŞEVKİ BOZ
20 ORHAN ÇEBİ
21 TİMUÇİN ÖZKUR
22 SELMAN MEHMET İZZET PINAR
23 CUMHUR GÜLTEKİN
24 ERCAN ÇAKIR
25 ALİ YILMAZ
26 MELTEM ÖNDER
27 RAMAZAN SARITEMUR
28 DURSUNALİ BACIOĞLU
29 İBRAHİM YILMAZ
30 FUAT CANER MİRZEOĞLU
31 ADİL BAYTAROĞLU
32 HÜSEYİN YAKAR
33 ZEYNEP MELEK KATLAR
34 UFUK GÜNGÖR
35 AHMET TURHAN
36 CUMHUR ADLI
37 MUSTAFA MEHMET BATITÜRK
38 HACI BAYRAM ÖZDEMİR
39 BÜLENT KAMIŞ
40 BEDRİ SERTAÇ HOTON
41 RECEP GÖÇER
42 NURİ KİPER
43 BEDİR KEME
44 BÜNYAMİ İPEK
45 MEHMET AKİF HÜSREVOĞLU
46 AHMET KARATAŞ
47 MEVLÜDE GÜLAY
48 SADİRETTİN KUŞ
49 HÜSEYİN TEMİZ
50 ABDULLAH DOĞAN
51 ÖZKAN GÖKÇE
52 YUSUF ZİYA TÜRKER
53 MUZAFFER KARATAŞ
(HABER: UFUK ÖNDER ÇAVUŞ)