Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
otelkilidi.jpg
labella lens
Gökmen CAN
Gökmen CAN

”KUSURA BAKMA” İFADESİNİN YANLIŞ KULLANIMI

”KUSURA BAKMA” İFADESİNİN YANLIŞ KULLANIMI

Toplumsal ve Psikolojik Yansımaları

Allah iyi insanları hayatımızdan eksik etmesin. Çünkü onların varlığıyla hayatımız güzelleşmektedir. Bu yazımı “çok güzel insan” diye tanımladığım kıymetli bir müdürümle sohbetten esinlenerek kaleme aldığım için kendisine ithaf ediyorum. Allah bizleri öğrenen, öğreten, öğrenmeye vesile olanlardan eylesin. Âmin.

Evet, sevgili dostlar, gündelik dilimizin gücü çoğu zaman fark edilmez. Hayatımızdaki en önemli iletişim aracımız olan “kelimeler/sözler/cümleler”, yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumun bilinçaltına inşa edilen/bırakılan değerler sisteminin taşıyıcısıdır/kolonlarıdır. Bu açıdan baktığımızda, masum/masumane görünen kimi ifadeler, anlam kaymasına uğrayarak hem toplumsal değerleri/normları hem de kişinin psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Bu türden sıkıntılara kaynaklık edecek ifadelerden biri de “kusura bakma” cümlesi/söylemi/ifadesidir. Özellikle haklı ve meşru bir duruş sergilendiğinde kullanılan bu ifade, zamanla “özür dileme zorunluluğu” taşıyan bir kabullenme haline dönüşmüş ve kavramsal ve bilinçaltı çarpıklıklara zemin hazırlamıştır.

Peki, “Kusura Bakma” İfadesi Ne Anlama Gelir?

Dilimize Arapçadan geçen “kusur” kelimesi, eksiklik, hata veya yanlış anlamında kullanılır. “Kusura bakma” ise, kelime anlamıyla “benim eksiğime, hatama aldırma, görmezden gel” demektir. Nezaket dili içinde oldukça çokça kullanılan bir ifadedir. Lakin bu ifadenin yerli yersiz kullanılması, zamanla işlevinin ve gerçek anlamının dışında bir anlam kazanmasına neden olmuştur.

Yanlış Kullanım: Doğru Olanda Özür Dilemek

Toplum içinde sık karşılaşılan örneklerden biri, bir kişi yanlış bir davranışta bulunduğunda, ona hakkı ve doğrusu hatırlatılırken söze “kusura bakma” denilerek başlanmasıdır. Örneğin: “Kusura bakma ama ben alkol ve kumarın haram olduğunu söylerim.”

Bu kullanım, aslında konuşanın kendisinden şüphe ettiğini ve karşısındakine üstünlük alanı bıraktığını ima eder. Böylece doğruları söyleyen kişi kendini özür diler bir pozisyona sokarken, hatalı olan kişi üstü kapalı bir şekilde meşrulaştırılmış olur. Bu ifadenin bir de “İslam dinimiz” noktasındaki durumunu düşünecek olursak “asla kabul edilemeyecek bir söylem” olduğunu göreceksinizdir.

Bu Tür Kullanımın Topluma Etkileri

  1. a) Doğrunun Zayıflaması

İfade düzeyinde yaşanan bu çarpıklık, zamanla doğru ile yanlış arasındaki sınırların silikleşmesine yol açar. “Kusura bakma ama ben doğruyu söylerim” demek, “Benim doğrum senin yanlışını rahatsız edebilir” anlamına gelir. Bu da toplumda hakikatin rahatsız edici bir şey olduğu algısını pekiştirir. Bilmeyerek de olsa böyle bir kötü durumun oluşması bizlerin sebebiyledir. Ya da telefonla arayan birine namaz kıldığın için cevap veremediğin zaman, “kusura bakma namaz kılıyordum, bakamadım” ifadesi hem her arayana bakmamanın bir kusur hem de iştigal ettiğin ne olursa olsun kusur olarak algılanmasına neden olacaktır. Tabii örnekler çoğaltılabilir lakin şimdi başka bir hususa değinelim.

  1. b) Tepkisizlik ve Uyumsuzluk

Haklı bir duruş bile özürle başlıyorsa, insanlar doğru olanı savunma konusunda cesaretsiz bir hale düşerler. Toplumda yanlışlara karşı ses çıkaranlar yalnızlaşır, susturulur ya da mahcup edilir. Böylece kolektif bilinç, suskun çoğunluğun pasifliğine mahkûm olur.

Psikolojik Açıdan Değerlendirecek Olursak

  1. a) Haklı Olanın Suçluluk Psikolojisi

“Doğruyu söylerken özür dilemek”, kişide kronik bir suçluluk duygusu oluşturabilir. Bu kişiler zamanla kendi doğrularını ifade etmekten çekinir hale gelir. Otorite figürlerine karşı boyun eğici, toplumsal baskıya karşı uyum sağlayıcı bir kişilik gelişebilir. Bu da silikliği geliştirir, artırır ve dilin, dile bağlı olarak da zihni organikliğin bozulmasına neden olur.

  1. b) Hatalı Olan Kişinin Onaylanmış Olmasının Doğurduğu His

Karşısındakinin özür dilemesiyle birlikte hatalı kimse, bilinçaltında yaptığı şeyin çok da kötü olmadığına inanabilir. Bu, kişinin içsel sorgulama mekanizmasını zayıflatır. Suçluluk hissi yerine, haklılık ve direnç gelişebilir. Birkaç kimsenin bu türden yanlış yaklaşımının süreğen olması bu insanı herkesten aynı şeyi bekler hale getirir ki bunun sonu da kibirdir. Kibir de zaten en büyük yıkım araçlarındandır.

Bu Yanlıştan Nasıl Dönülür?

Netlik ve Cesaret: Doğru bildiğini dile getiren kişilerin “kusura bakma” yerine “görüşüm nettir, değerlerim bunu gerektirir” gibi ifadeler kullanması, dilde ve düşüncede netlik sağlar. Bazı kimselerin karşısındaki kimseleri kendisince kırmamak adına her konuda alttan alır davranışları ve yanlışları sineye çekmeleri olumsuzlukları kemikleştirir. Hangi konu üzerine konuşuyorsak, gayet medeni bir cesaretle ve özgüvenle, ukalalık yapmadan söylemeliyiz.

Nezaket Ayrı, Özür Ayrı: Saygı çerçevesinde konuşmak, özür dilemek değildir. İfade ediliş şekli nazik olabilir ama anlam özür içermemelidir. Hatta karşımızdaki insanlara bunu vehmettirecek bir ses tonunu bile kullanmamalıyız.

Toplumsal Eğitim: Okullarda, ailelerde ve medya yoluyla dilin doğru kullanımı teşvik edilmelidir. Doğru olanı dile getirmenin utanılacak bir şey olmadığı sık sık vurgulanmalıdır. Özellikle ulusal çapta başlatılacak olan böyle bir “değerler hareketi” televizyon ekranlarında, sanal mecralarda, eğitim portal ve platformlarında ulaşmadık bir kimseyi bırakmamalıdır.

20. yüzyılın önemli Alman filozoflarından Heidegger “Dil, düşüncenin evidir”der. Bu evde kullanılan her kelime, o evin değerlerini yansıtır. “Kusura bakma”gibi masum görünen ama yerli yersiz kullanıldığında anlam saptırmasına/değersizlik vehmettirmesine yol açan ifadeler, toplumun hakikati algılama biçimini doğrudan etkiler. Özürle başlanan doğrular, zamanla yanlışlarla yer değiştirir. Bu nedenle hem kişisel psikolojinin sağlığı hem de toplumsal vicdanın diriliği için, dildeki bu gibi kaymaları fark edip düzeltmek hayati önemdedir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

  Kurumsal SEO Ajansı   Labella Lens   fiskos sehpa   youtube izlenme satın al   takipçi satın al   forma yaptırma   istanbul evden eve nakliyat   KaradagdaSirket.com   Akay Yangın   Rize Avukat   www.dmsauto.com.tr   takipçi satın al   Guide of Dubai   Buy Followers   Bayz Tasarım   yabancı dizi izle   takipçi satın al   Snus Satın Al   Ankara Avukat   Balıkesir Web Tasarım   ÇTSO Seçim   Eksper Raporu Sorgulama   Çelenk Gönder   İstanbul Hurda Fiyatları   

Premium Transfer   Maltepe Sağlık Kabini