YAŞAMI, TOPRAĞINDA VURDULAR…
Ferhat Canbey Malatya Şahnahan doğumlu, bu toprakların evladı. Her gurbetin bir acı doğumu vardır. O da bu acıyı çocukluğunda iliklerine kadar yaşadı. Bekar odalarında, bazen aç, bazen hüzün, bazen hayat düğüm oldu… Her düğümü kendisi dişleriyle çözdü. Küçücük çocuk yaşına rağmen gurbetin zalim çarkları arasında ezilerek te olsa her seferinde kurtulmayı başardı…
Toprağında hiçbir bayram geçirmedi. Anasının babasının bayramını ya bir mektupla, ya düşmeyen bir telefonla kutladı.. Sıladan gurbete uzanan hüzün köprüsünde dertlerini sırtlandı.
İşin, gücün olmadığı memleketinde geride bıraktığı kardeşlerini birer birer yanına aldı..
İstanbul’un küf kokan nemli bodrumlarında helal ekmeğin izini sürdürdüler.. Çalıştılar, çırpındılar, kazandılar, kazandırdılar..
Zaman geçti, bilgi arttı, fikir çoğaldı.. Kardeşler tekstil, inşaat gibi alanlarda ayaklarının üzerinde dururken Ferhat hayalini kurduğu fotoğraf makinası ile adeta nikah kıydı..
Kimsenin önünden geçmeyi hayal edemediği ulusal gazetelerde yıllarca muhabirlik, editörlük, haber masasında tarihe imza attı..
Başarılar artınca bu kez neden bir TV kanalım olmasın dedi ve yine herkesin ekranda görünmek için can attığı bir ulusal uydu yayını yapan kanalın sahibi oldu..
Adını ayakta kalmak için mücadele ettiği değerin adını yani YAŞAM koydu..
Kısa sürede dernekler, vakıflar, siyasiler, sanatçılar, iş insanları kanalın kapısında adeta nöbet tuttular.. Kimseye yok demedi, olmaz demedi.. Herkes konuştu, göründü, anlattı, var olmanın tadını çıkardı..
TOPRAĞINA GEL..
Kanal İstanbul’da yayın yaparken, belli aralıklarla Malatya’ya geldi. Etrafında pervane oldular. Sen Malatyalısın kanalı buraya taşı. Reklam desteği, program desteği sağlarız. Özelikle belediyeler Büyükşehir başta olmak üzere, hemen hemen hepsi Yaşam TV ye destek olacakları sözünü verdiler. Ferhat Canbey ben şahidim hiçbir şahıstan, hiçbir kurumdan karşılıksız bir talepte bulunmadı. Sadece belediye şirketlerinin reklamları, sponsorluklar desteği olursa kanalı kendi memleketi Malatya’ya taşırım dedi..
Avanta, torpil, karşılıksız hiçbir maddi talep istemiyorum. Sadece herkese verdiğiniz, sanatçı, konser, canlı yayın gibi hizmetlerin karşılığı olan miktarı verin yeter dedi..
Tamam sen yeter ki gel. Bu şehrin alternatif farklı yayın yapan kanala ihtiyacı var.. Aman ha, Yaman ha yeter ki kanalı taşı dediler..
Kanal İstanbul’da söküldü, yüklendi, Malatya’ya geldi.. Stüdyolar, cihazlar, masraflar, mekanlar derken 300 bin lira sök, taşı, kur parası gitti..
Kanal kurulurken siyasiler, belediyeler, kurumlar ardı ardına danışmanlar gönderiyor, aman güzel tarafsız yayın yapın, yanındayız, etrafındayız gibi bir sürü vaatler..
Kanal yayına geçti. E biz eleman vereceğiz, habere müdahale edeceğiz, bizim danışmanlar program yapacak, filan belediye başkanının adı geçmeyecek, (aynı partiden) şu siyasi çıkmayacak, şu kişi konuşmayacak..
Hayda.. Aynı siyasi çizgide olanlar bu kanal üzerinden birbirine çelme atmak istiyor..
Ferhat Canbey şaşkın. Bu kanal Malatyanın, herkes konuşacak, herkese kapım açık olacak, bu kanal bir kurumun belediyenin yayın organı değil.
Buyurun herkes gelsin..
Yooook olmaz..
Siz dediniz gel, siz dediniz bölgenin ihtiyacı var..
Derken, süslü vaatlerde bulunanlar köşe bucak kaçtılar… Olmadık saçma sapan bahaneler ile ne reklam verdiler, ne de umursadılar..
Ferhat Canbey şehrim zarar görmesin diye, aleyhte, muhalif, yerden yere vuran yayınlara tenezzül etmedi..
Birçok insan ben olsam sözünde durmayan kaypaklara dünyayı dar ederim, elinde medya gücün var. Dese de Canbey bir o kadar para harcayarak kanalı tarumar ederek arkasına bakmadan, can attığı, her gün rüyasında gördüğü ana vatanı, topraklarını arkasına bakmadan terk etti..
Şimdi Malatya Dar’ul -Rıfat idi değil mi..
Şimdi şehrin eminleri sözünün erleri idi değil mi..
Şimdi rakibinin gözünü oymak için illa benim yanımda olacaksın yoksa sana YAŞAM haram olur değil mi..
Milletin parası ile etrafında yüzlerce insanı pervane edenler, birkaç gencin çalışacağı bir kanala tahammül edemediniz değil mi…
Sadece günde bir haber servisi yapmak için 50 kişi çalıştırıp, sadece beni göstereceksin diyeceksin, dünyaya uydudan yayın yapan 24 saat açık olan 10 kişi ile bunu başaran medya kuruluşuna tahammül edemeyeceksin değil mi..
Dişi ile tırnağı ile yıllardır kazandığı parayı birkaç ayda stüdyolara gömen insanın ahı yanınıza kalacak değil mi..
Canbey, çok insaflı.. Ben vallahi billahi bunlara dünyayı dar ederdim. Malatya sokaklarında gezemezlerdi..
Birbirine medya üzerinden ambargo koymaya çalışanlar, babalarının çiftliği gibi vurup döndürenler, kimsenin emeği, onuru, ekmeği, duyguları ile oynamayın..
Unutmayın siz kervancı, biz hancıyız..
Ferhat Canbey aslan düştüğü yerden kalkar..
Kurt kışı geçirir ama, yediği ayazı unutmaz..
Esir olmadın, köle olmadın, oyuna gelmedin, binlerce parayı gömdün ama yüreğini gömmedin..
İnadına, hırsla, azimle yaşa ve YAŞAM bul..
Hainler her gün ölür, yiğitler ilelebet YAŞAR..
(Necdet Akboğa Malatyalı Gazeteci/Yazar)




