Dijitalleşme çağında alışkanlıklarımız değişirken, manevi ihtiyaçlarımızı karşılama yöntemlerimiz de dönüşüme uğruyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığı süreçlerde, toplumun “dijital dini içerik” tüketimi, Türkiye’nin psikolojik haritasını da gözler önüne seriyor.
Güvenilir ve teyitli dini içerik platformu ayet.online tarafından yayınlanan son verilere göre; internet kullanıcıları artık sadece “bir şey öğrenmek” için değil, “rehabilite olmak” ve “manevi tatmin sağlamak” için de Kuran-ı Kerim meallerine başvuruyor.
Yapılan analizler, arama motorlarındaki sorguların gündelik hayatın stresiyle doğru orantılı olduğunu kanıtlar nitelikte. Platformun verilerine göre;
İnternetin devasa bir bilgi çöplüğüne dönüşmesi, hassas bir konu olan dini içeriklerde kullanıcıları daha seçici olmaya itiyor. Ayet Online ürün sorumlusu, dijital yayıncılıkta güven unsurunun önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Eskiden insanlar evlerindeki kütüphaneden ciltli kitapları indirip okurdu. Şimdi ise ceplerindeki ekrandan okuyorlar. Ancak internette Arapça metinlerin yanlış yazıldığı veya meallerin hatalı aktarıldığı pek çok kaynak var. Kullanıcı artık bilinçlendi; sadece okumak değil, Diyanet işleri ve güvenilir müfessirlerin süzgecinden geçmiş ‘sahih’ (doğru) bilgiye ulaşmak istiyor. Bizim önceliğimiz, teknolojiyi maneviyatın hizmetine sunarken bu güveni tesis etmek.”
Veriler, sadece içeriğin değil, sunumun da değiştiğini gösteriyor. Özellikle Z kuşağı ve genç yetişkinler, karmaşık ve reklamlarla dolu sayfalar yerine; odaklanmayı kolaylaştıran, göz yormayan, Arapça hat ile Türkçe mealin senkronize aktığı “Kullanıcı Dostu” arayüzleri tercih ediyor.
Geleneksel “mukabele” kültürünün dijital ekranlara taşındığı bu dönemde; surelerin faziletlerini, iniş sebeplerini ve derin manalarını sade bir dille sunan platformlar, dijital kütüphaneciliğin yeni standardını belirliyor.