
Siyaset dünyasında, sivil toplum kuruluşlarında ve toplumun farklı kesimlerinde yıllardır gözlemlediğimiz bir gerçek var: İnsanlar bazı makamlara gelmeden önce yerel basına büyük ihtiyaç duyuyor, ancak o makama ulaştıktan sonra aynı yerel basını görmezden gelebiliyor.
Siyaset dünyasında, sivil toplum kuruluşlarında ve toplumun farklı kesimlerinde yıllardır gözlemlediğimiz bir gerçek var: İnsanlar bazı makamlara gelmeden önce yerel basına büyük ihtiyaç duyuyor; ancak o makama ulaştıktan sonra aynı yerel basını görmezden gelebiliyor.
Bu durum yalnızca siyasette değil; derneklerde, federasyonlarda, meslek kuruluşlarında ve çeşitli sosyal yapılarda da karşımıza çıkıyor.
Makam yokken yerel gazetecinin telefonu aranıyor.
Bir toplantı olduğunda yerel basın davet ediliyor.
Makam sahibi olunmadan önce yerel gazetecinin telefonu aranıyor.
Bir toplantı düzenlendiğinde yerel basın davet ediliyor.
Bir açıklama yapılacağında haber gönderiliyor.
Bir etkinlik düzenlendiğinde fotoğraflar paylaşılıyor.
Bir etkinlik gerçekleştirildiğinde fotoğraflar paylaşılıyor.
Bir başarı elde edildiğinde bunun kamuoyuna duyurulması isteniyor.
Kısacası yerel basın, ihtiyaç duyulan her anda hatırlanıyor.
Fakat bazıları bir makama geldiğinde, işleri büyüdüğünde veya çevresi genişlediğinde söylem değişiyor:
Ancak bazı kişiler bir makama geldiklerinde, işleri büyüdüğünde veya çevreleri genişlediğinde söylemlerini değiştiriyor:
“Artık ulusal basınla çalışıyoruz.”
Peki dün ne oldu?
Dün sizi kim haber yaptı?
Dün sizin açıklamalarınızı kim kamuoyuna duyurdu?
Dün düzenlediğiniz programlara kim geldi?
Dün açıklamalarınızı kamuoyuna kim duyurdu?
Dün düzenlediğiniz programlara kim katıldı?
Dün küçük bir salonda gerçekleştirdiğiniz toplantıyı kim haberleştirdi?
Dün daha geniş kitlelere ulaşabilmeniz için kim sizin haberinizi internet sitelerinde yayımladı?
İşte bu soruların cevabı çoğu zaman yerel basındır.
Daha geniş kitlelere ulaşabilmeniz için haberlerinizi kim internet sitelerinde yayımladı?
Bu soruların cevabı çoğu zaman yerel basındır.
YEREL BASIN SAHADADIR
Yerel basının en büyük gücü sahada olmasıdır.
Yerel gazeteci, masa başından toplumun nabzını tutmaz. Mahalleye gider, esnafla konuşur, vatandaşın sorununu dinler, siyasi parti temsilcilerini takip eder, derneklerin faaliyetlerini izler ve şehirde yaşanan gelişmeleri kamuoyuna aktarır.
Yerel gazeteci, toplumun nabzını yalnızca masa başından tutmaz. Mahallelere gider, esnafla konuşur, vatandaşların sorunlarını dinler, siyasi parti temsilcilerini takip eder, derneklerin faaliyetlerini izler ve şehirde yaşanan gelişmeleri kamuoyuna aktarır.
Yerel basın, toplum ile yöneticiler arasında önemli bir köprüdür.
Ulusal basının ulaşamadığı birçok noktaya yerel gazeteci ulaşır.
Çünkü yerel gazeteci o şehri bilir.
İnsanları tanır.
Kurumları bilir.
Mahalleleri bilir.
Sorunları bilir.
Ve en önemlisi, haberin kaynağına çoğu zaman doğrudan ulaşır.
En önemlisi de haberin kaynağına çoğu zaman doğrudan ulaşır.
Bu nedenle yerel basını küçümsemek, aslında toplumun yerel sesini küçümsemektir.
BUGÜNÜN ULUSAL HABERİ, DÜNÜN YEREL HABERİDİR
Bazı insanların unuttuğu çok önemli bir gerçek var.
Bazı insanların unuttuğu önemli bir gerçek var:
Bugün ulusal basında yer alan birçok haberin ilk adımı yerelde atılır.
Bir ilçede yaşanan olay önce yerel gazetecinin kamerasına yansır.
Bir belediyenin yaptığı çalışma önce yerel basında haber olur.
Bir belediyenin gerçekleştirdiği çalışma önce yerel basında haber olur.
Bir siyasi parti temsilcisinin açıklaması önce yerel haber sitelerinde yayımlanır.
Bir dernek başkanının düzenlediği program önce yerel basında kamuoyuna duyurulur.
Haber büyür, başka mecralara taşınır ve sonunda ulusal basının gündemine gelir.
Bir dernek başkanının düzenlediği program önce yerel basın aracılığıyla kamuoyuna duyurulur.
Haber büyür, farklı mecralara taşınır ve sonunda ulusal basının gündemine gelir.
Yani çoğu zaman ulusal haberin kapısı yerelden açılır.
Bu gerçeği kimse unutmamalıdır.
Bu gerçeği hiç kimse unutmamalıdır.
YEREL BASIN KİMSENİN KULLAN-AT MALZEMESİ DEĞİLDİR
Yerel gazetecilik ciddi emek isteyen bir meslektir.
Yerel gazetecilik, ciddi emek ve özveri gerektiren bir meslektir.
Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar haber peşinde koşan gazeteciler vardır.
Telefonunu sürekli açık tutan, gelen ihbarları değerlendiren, olay yerine giden, fotoğraf çeken, haber yazan, internet sitesinde yayımlayan ve kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması için çalışan insanlar vardır.
Bütün bunların karşılığında beklenen şey ise çok basittir:
Telefonlarını sürekli açık tutan, gelen ihbarları değerlendiren, olay yerine giden, fotoğraf çeken, haber yazan, internet sitelerinde yayımlayan ve kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması için çalışan insanlar vardır.
Bütün bu emeğin karşılığında beklenen şey ise son derece basittir:
Saygı.
Kimse yerel basından özel bir ayrıcalık istemiyor.
Kimse herkese haber yaptırmak zorunda olduğunu söylemiyor.
Ancak bir insanın makamı yükseldiğinde, dün yanında olan insanları ve kurumları küçümsememesi gerekir.
Yerel basın mensupları özel bir ayrıcalık talep etmiyor.
Hiç kimse herkese haber yaptırmak zorunda olduğunu söylemiyor.
Ancak bir kişinin makamı yükseldiğinde, dün yanında olan insanları ve kurumları küçümsememesi gerekir.
Çünkü makamlar geçicidir.
Bugün bulunduğunuz makamda yarın başka biri olabilir.
Ancak bıraktığınız iz, insanlara karşı gösterdiğiniz vefa ve duruşunuz sizinle kalır.
Ancak bıraktığınız iz, insanlara karşı gösterdiğiniz vefa ve sergilediğiniz duruş sizinle kalır.
HABERİN DEĞERİ MAKAMA GÖRE DEĞİŞMEZ
Bir haberin değerini, haberi yapan gazetecinin hangi kurumda çalıştığı belirlememelidir.
Yerel bir internet sitesinde yayımlanan haber de halkın haberidir.
Yerel gazetede çıkan haber de kamuoyunun haberidir.
Yerel bir gazetede yayımlanan haber de kamuoyunun haberidir.
Bir gazetecinin çektiği fotoğraf da tarihe bırakılan bir belgedir.
Bugün küçük görülen bir haber, yarın önemli bir arşiv belgesine dönüşebilir.
Biz gazeteciler bunun sayısız örneğini gördük.
Biz gazeteciler bunun sayısız örneğine tanıklık ettik.
Yıllar önce yayımlanan bir haberin, bugün bir olayın geçmişini anlamak için kaynak olarak kullanıldığına defalarca şahit olduk.
Bu nedenle yerel basının emeğini küçümsemek, aslında toplumun hafızasını küçümsemektir.
SİYASETÇİLER VE STK YÖNETİCİLERİNE BİR ÇAĞRI
Siyasi parti temsilcilerine, dernek başkanlarına, federasyon yöneticilerine ve kamuoyunda görev üstlenen herkese buradan açık bir çağrıda bulunuyorum:
SİYASETÇİLERE VE STK YÖNETİCİLERİNE BİR ÇAĞRI
Siyasi parti temsilcilerine, dernek başkanlarına, federasyon yöneticilerine ve kamuoyunda sorumluluk üstlenen herkese buradan açık bir çağrıda bulunuyorum:
Yerel basınla ilişkinizi yalnızca ihtiyaç duyduğunuz dönemlerle sınırlı tutmayın.
Bir etkinlik düzenlediğinizde sadece ulusal basını düşünmeyin.
Bir etkinlik düzenlediğinizde yalnızca ulusal basını düşünmeyin.
Bir açıklama yaptığınızda yerel gazetecileri de hatırlayın.
Çünkü sizin bulunduğunuz şehirde sizi takip eden, sizin çalışmalarınızı kamuoyuna aktaran, vatandaşın sorularını size ulaştıran gazeteciler yerel gazetecilerdir.
Çünkü bulunduğunuz şehirde sizi takip eden, çalışmalarınızı kamuoyuna aktaran ve vatandaşların sorularını size ulaştıran gazeteciler yerel gazetecilerdir.
Yerel basına sahip çıkmak, gazeteciye iyilik yapmak değildir.
Bu, demokrasiye ve kamuoyunun haber alma hakkına sahip çıkmaktır.
BUGÜN VAR, YARIN YOK…
Siyasette de, sivil toplumda da, ticarette de hayatın değişmez bir kuralı vardır:
Hiçbir makam sonsuza kadar kimseye ait değildir.
Bugün büyük makamların kapısından girenler, yarın o kapıdan başka bir sıfatla çıkabilir.
Bugün yanında yüzlerce insan bulunanlar, yarın eski günlerini hatırlayabilir.
Bugün yanında yüzlerce insan bulunanlar, yarın geçmişteki günlerini hatırlayabilir.
İşte o zaman kimin gerçek dost, kimin gerçek yol arkadaşı olduğunu anlarsınız.
Yerel basın da bu sürecin tanığıdır.
Çünkü gazeteci sadece bugünü değil, dününü de arşivler.
Çünkü gazeteci yalnızca bugünü değil, geçmişi de arşivler.
Bugün yazılan haberler, yarının tarihidir.
Bu nedenle gazetecilere ve yerel basına yaklaşırken biraz daha dikkatli, biraz daha vefalı olmak gerekir.
Bu nedenle gazetecilere ve yerel basına yaklaşırken daha dikkatli ve daha vefalı olmak gerekir.
SON SÖZ
Biz yerel basın mensupları olarak kimsenin makamına göre kalemimizi değiştirmeyiz.
Dün haber yaptığımız insanı bugün makam sahibi olduğu için göklere çıkarmayız.
Bugün makamda olmayan bir insanı da sırf makamı yok diye yok saymayız.
Bizim işimiz haber yapmak, kamuoyunu bilgilendirmek ve tarihe not düşmektir.
Ancak bir şeyi de açıkça ifade etmek gerekir:
Yerel basını sadece ihtiyaç olduğunda hatırlayıp, makama geldikten sonra küçümsemek doğru değildir.
Unutmayın;
Dün haber yaptığımız insanı bugün makam sahibi olduğu için gereğinden fazla övmeyiz.
Bugün makamda olmayan bir insanı da sırf makamı yok diye görmezden gelmeyiz.
Bizim görevimiz haber yapmak, kamuoyunu bilgilendirmek ve tarihe not düşmektir.
Ancak bir hususu da açıkça ifade etmek gerekir:
Yerel basını yalnızca ihtiyaç duyulduğunda hatırlayıp makama geldikten sonra küçümsemek doğru değildir.
Unutmayın:
Ulusal basına ulaşmadan önce çoğu zaman yerel basının kapısından geçilir.
Ulusal haberin ilk kaynağı çoğu zaman yereldir.
Kapının haber kaynağı yerel basındır.
Haberin ilk kaynağı yerel basındır.
Dün sizi haber yapan yerel gazeteciyi bugün küçümsemeyin.
Çünkü yarın yine o gazetecinin haberine, arşivine, kamerasına ve kalemine ihtiyaç duyabilirsiniz.
Yerel basın dün de vardı, bugün de var, yarın da olacak.
Ve bizler, bu şehrin, bu toplumun ve bu ülkenin hafızasına haberlerimizle not düşmeye devam edeceğiz.
Bizler de bu şehrin, bu toplumun ve bu ülkenin hafızasına haberlerimizle not düşmeye devam edeceğiz.
FERHAT CANBEY / Gazeteci – Köşe Yazarı