Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
otelkilidi.jpg
labella lens
Ferhat CANBEY
Ferhat CANBEY

BUGÜNÜMÜZE ŞÜKÜRLER OLSUN

BUGÜNÜMÜZE ŞÜKÜRLER OLSUN

Yaklaşık kırk sene önce Malatya merkeze 14 km uzaklıkta Malatya’nın en şirin köyü Şahnahan Köyü’nde oturuyorduk. Biri kız beş erkek olmak üzere altı kardeştik. Köy işini hiç sevmezdim. Babam bana ”şu işi yap” dedi mi bende babamın bana verdiği o kutsal görevi kardeşim Ramazan’a devir eder, gidip köy minibüsünde muavinlik yapardım. Akşama eve döndüğümde de babamdan bir kamyon dolusu dayak yerdim.

Babamın adı Ramazan’dı ama babamın gerçek adını hiç kimse bilmezdi. Babam menzil sofisi olduğu için herkes ona ”Sofi Dayı” derdi. Bizim oralarda herkesin bir lakabı vardı. Lakabını söylemedinmi kimse kimseyi tanımazdı.

O yıllarda belkide bizim köyün en fakir ailesiydik ama gönlümüz zengindi. Hele Cemile anam eve bir misafir geldimi evde ne var ne yok misafire yedirir içirir öyle gönderirdi.

Babam çok çalışkan bir adamdı ailesini ve çocuklarını kimseye muhtaç etmemek için gece gündüz demeden yövmiyeci olarak çalışırdı.

O günlerde bizim yediğimiz en lüks yiyeceğimiz helva, zeytin ve çarşı ekmeğiydi. Babam ancak bayramdan bayrama bize kıyafet alabilirdi. Aldığı zamanda hep iki numara büyüğünü alırdı ki seneyede aynı kıyafeti giyebilelim.

Anamız babamız küçük şeylerle mutlu olmayı öğretti bize. Ne her gördüğümüzü isterdik, ne de her istediğimiz olurdu. Ama bunalımlara girip çıkmazdık. Ertesi gün unuturduk. Bir giydiğini bir daha giymemek, önüne konan yemeği beğenmemek ne haddimize… Çünkü Bunları sorgulayacak kadar zengin değildik.

Hani bir kıyafetin miras gibi büyükten küçük kardeşe kaldığı günlerden bahsediyorum. Sökülenin atılmayıp dikildiği, yıprananların yamalarla saklandığı günler… İşte bu yüzden anam iyi bir terzi, babamda yenilerini alamadığı için içi biraz buruk olurdu.

Ama modayı yinede takip ederdik biz. Mesela ipten kemerlerimiz olurdu. İşte bu yüzden ekmek ve emek bizim için büyük bir nimetti. Kaybetmemek için sıkı sarılırdık ekmeğimize ve sevdiklerimize…

Eskiden Malatya’da iş imkanı olmadığı İstanbul’a kaçmak modaydı. Bende o modaya uyanlardanım. Daha 13-14 yaşlarında küçücük bir çocukken bir yolunu bulup, ”ver elini İstanbul dedim” ve Malatya’dan kaçıp İstanbul’a geldim. Anamın gencecik yaşta rahmetli  olduğu haberini alır almaz tekrar Malatya’ya dönmek zorunda kalmıştım. 6 kardeşin en büyükleri bendim. Anam rahmetli olduktan sonra evin bütün yükü 10 yaşındaki kız kardeşime kalmıştı.

Bende 3-5 ay Malatya’da belediye hamamının önünde halka tatlı ve simit sattım. Söğütlü Camii’nin önünde ayakkabı boyacılığı yaptım. Baktım olacak gibi değil, hani derler ya ”İstanbul’un suyunu içen istanbulsuz olamaz diye”, bende yeniden İstanbul’un yolunu tuttum.

Ve kardeşlerimi de birer birer yanıma aldım. Vefa, Süleymaniye ve Küçükpazar’da ki  bekar odalarında çok perişanlık çektik.

Ve bugünümüze kavuşturan yüce Rabbime milyonlarca şükürler olsun.

Hoşçakalın…

Ferhat CANBEY / Gazeteci-Televizyoncu

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

   Kurumsal SEO Ajansı    Snus İstanbul    Labella Lens    fiskos sehpa    Kokteyl Masası Kiralama    youtube izlenme satın al    takipçi satın al    forma yaptırma    kamagra jel    istanbul evden eve nakliyat    KaradagdaSirket.com    Akay Yangın       www.dmsauto.com.tr    takipçi satın al    Guide of Dubai    Buy Followers    Çiçek Yolla    Bayz Tasarım    yabancı dizi izle    takipçi satın al    Snus Satın Al    Ankara Avukat    Uzun Dönemli Araç Kiralama    Balıkesir Web Tasarım    ÇTSO Seçim