
Bir eğitimci olarak bir süredir meydana gelen ve her yönüyle tuhaflıklar içeren bazı okul saldırıları, veli ve öğrenci taşkınlıklarını şiddetle kınıyorum. Sebebi her ne olursa olsun, şiddeti şiddetle çözmek, aykırılığı aykırılıkla düzeltmeye çalışmak, kör horoz dövüşünün taraflarından biri olmanın meydana getirdiği iğreti durumlarının bir an önce bitmesini temenni ediyorum.
İnsanların birbirleriyle güzellikleri paylaşması dalga etkisi meydana getiriyor. İletişimin çok hızlı ve çok geniş alanlara sirayet etmesi bu etkinin daha da yaygınlaşmasını sağlamaktadır. İşte, iyilikleri paylaştığımız ağabeylerimden olan Âdem Şen, benimle bir makale paylaştı. Hakikaten güzel ve etkiliydi. Konu “liderlik” ti. Herkesin bunu mutlak surette dikkate alması gerektiğine inanıyorum. Çok etkilendim ve kendime göre başka hususları da ele alarak sizlerle paylaşmak istedim.
Evet, konu siyasetten ekonomiye, eğitimden aileye, askeriyeden dini kurumlara, memuriyetteki ast üst ilişkisinden yaş hiyerarşisine varıncaya kadar her bir kimseyi ilgilendiriyor.
Konu: Liderlik…
Liderlik kavramı dillendirildiğinde, duyulduğunda ya da okunduğunda akıllara çoğu zaman bir makam, bir unvan, bir güç alanı gelir. Oysa gerçek anlamda liderlik; yük almaktır, sorumluluk üstlenmektir ve her daim en önde yürürken en arkada olan kişiyi de düşünmektir. Kavramsal ifadesi basit olup bir çırpıda söylenen bir kelime olsa da “lider olmak” kolay değildir. Çünkü lider, yalnızca yöneten değil, aynı zamanda yön veren, şekil veren ve örnek olandır. Aslında herkesin gözüne bakıp da hareket etmeyi beklediği, dilinden duyacağı şeyle hareket alanını şekillendireceği “aklıselimin” adresidir.
Liderliğin özünü anlamak; sabırdan teşkilatçılığa, kapsayıcılıktan manevî rehberliğe kadar uzanan bir yolculukta temkinli, faydalı, pozitif ve insani olmayı sağlayacaktır.
Lider Emindir
Sevgili dostlar, liderlerin kendilerine has bazı özellikleri vardır ve o özellikler, o kişiyi farklı ve değerli kılar. Bir liderin ilk vasfı, üstlendiği görevin bir emanet olduğunun farkındalığıdır. İnancımız ve şanlı İslam düşünce tarihine baktığımızda liderlik, bir noktada ayrıcalık olmayıp, sorumluluğun yüklenildiği bir imtihandır. Nisa sûresi 58.âyetinde şöyle buyurulmuştur:
Anlamı: “Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder…”
Zikrettiğimiz bu ayet, liderliğin ehliyetle buluşması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Liderlik, isteyenin, makamın, statü ve hırsın peşinden koşup da menfaat devşirmek için yırtınana değil; o sorumluluğu taşıyabilecek olanın omuzlarına verilmelidir. Çünkü her karar, bir topluluğun/toplumun hayatına dokunur. İyi ve kötü iki ihtimalden iyinin olabilmesini istiyorsak, görevi liyakatle yürütecek kimselere vermek gerekmektedir. Konuyla alakalı Peygamber Efendimiz Aleyhisselam bir hadisi şerifinde bu sorumluluğu şu şekilde ifade etmiştir:
Manası: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz.” (Buhârî, Müslim)
Rasûlullah Aleyhisselam’ın bu hadisi şerifi, liderliğin yalnızca büyük makamlarla ilgili olmayıp; hayatın her alanıyla ilintili bir sorumluluk olduğunu gösterir.
Lider Sabırlı ve Tahammüllüdür
Sabır, lider kimsenin en sadık yol arkadaşı, en yakın mesai arkadaşı olmalıdır. Çünkü lider, yalnızca başarının mimarı değildir. Bununla birlikte lider; krizleri doğru yönetme, anlaşmazlıkları analitik yaklaşarak çözme ve zorluklarda da dimdik mücadele etmenin adresidir. Yüce Kitabımız Kur’ân’da sabır, defalarca övülen bir haslettir. Yine Bakara sûresi 153.âyetinde şöyle buyurulmuştur:
Anlamı: “Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.” (Yani rahmetiyle onu korur. Hâşâ Zâtıyla birlikte olma değildir bu. Çünkü Rabb’imizin sıfatlarından biri de zaman ve mekanlardan münezzeh olmasıdır.)
Lider için sabır; pasif ve hımbıl bir bekleyiş olmayıp, aktif bir mücadeledir. Yapılan/yapılacak olan eleştirilere tahammül edebilmesi, yanlış anlaşılmalara karşı sükûnetini muhafaza edebilmesi ve uzun vadede hedeflediği şeylerden sapmaması liderin parlayan yönlerindendir. Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa’nın, Mekke dönemindeki sabrını bir hatırlayalım! Bir düşünün katlandığı eza ve cefaya. Onca baskıya, hakarete ve zulme rağmen ne davasından vazgeçti ne de öfkeye teslim olmadı. Bu yönü Peygamber Efendimizin, tüm insanlığa “liderliğin” ne büyük ne yüksek bir sabır gerektirdiğini göstermiştir.
Lider; Sistem Kurabilme Sanatının Mahir İcracısıdır
Lider, yalnızca kişisel olarak güçlü olan değil; aynı zamanda güçlü bir yapı kurabilen kişidir. Teşkilatçılık, sistem üretebilmesi ve yönetebilmesi liderliğin görünmeyen ama en kritik yönlerindendir. İslam ve dünya tarih sahnesi bunları başarabilen liderlerle doludur. Mesela bu yönüyle öne çıkan isimlerimizden biri Fatih Sultan Mehmet’tir. İstanbul’un fethi sadece askeri bir zafer değil; aynı zamanda mükemmel bir planlama, organizasyon ve strateji başarısıdır. Bu, liderin vizyonu ile teşkilatçılığın birleştiği noktadır.
İyi bir lider şunu unutmamalıdır: Tek başına güçlü olmak yetmez; güçlü insanları bir araya getirip uyum içinde çalıştırabilmek asıl maharet ve başarıdır.
Lider; Yapıcı ve Kapsayıcıdır
Gerçek lider, yıkıcı değil yapıcıdır. İnsanları ötekileştiren değil, bir araya getiren bir anlayışa sahiptir. Kur’an’da Fussilet sûresi 34. âyetinde bu yaklaşım şu şekilde ifade edilir:
Anlamı: “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde sav.”
Bu âyet, liderin çatışmaları nasıl yöneteceğine dair güçlü bir ilke sunar: “Kötülüğe bile iyilikle karşılık verebilmek.”
Tarihte, bu kapsayıcı liderlik anlayışını temsil eden önemli isimlerden biri de Selahaddin Eyyubi’dir. O, Kudüs’ü fethettiğinde düşmanlarına dahi merhamet göstermiş, intikam yerine adaleti tercih etmiştir. Bu yaklaşım, liderliğin sadece güç değil, aynı zamanda “karakter” meselesi olduğunu gösterir.
Lider Manevî Rehber Olup, İyiye, Doğruya ve Hayra Yönlendirir
Liderlik sadece dünyevî başarılarla ölçülemez. Asıl lider, peşinden gelenleri iyi, doğru ve hayırlı olana yönlendiren kişidir. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmran sûresi 110. âyeti bu sorumluluğu şöyle ifade eder:
Anlamı: “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız…”
Bu âyet, liderin bir nevi ahlâki rehber olduğunu ortaya koyar. Lider, sadece hedef göstermez; aynı zamanda değer öğretir. Bu noktada Hazreti Ömer’in adaleti ve hassasiyeti dikkat çekicidir. Gece sokaklarda dolaşıp halkın durumunu kontrol etmesi, liderliğin makamdan değil, sorumluluk bilincinden doğduğunu gösterir.
Demem O ki: Liderlik Bir Yolculuktur
Lider olmak kolay değildir. Çünkü liderlik; sabır ister, tahammül, adalet, vizyon ve samimiyet ister.
Lider, sadece önde yürüyen değil; gerektiğinde yükü en çok taşıyandır. İnsanların gönlünde yer edinmeden, onların hayatına dokunmadan gerçek bir lider olunamaz. Bu sebepledir ki liderlik, bir koltuk değil; bir yolculuktur. Ve bu yolculukta asıl mesele, kaç kişiyi yönettiğin değil; kaç kalbe dokunduğundur. Kaç kişinin hayatına katkıda bulunduğudur.
Yazdığımız bu satırlar, liderliğin sadece bir görev değil; bir duruş, bir ahlak ve bir sorumluluk olduğunu hatırlatan bir niyetin ürünüdür. Çünkü gerçek liderler, iz bırakır ve o iz, insanları daima daha iyiye götürür.
Kalalım sağlıcakla…