Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
otelkilidi.jpg
labella lens
Prof.Dr.Hamdi TEMEL
Prof.Dr.Hamdi TEMEL

Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz

Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz

Son günlerde yine akıl almaz olaylara tanıklık ediyoruz.

Bir insanın, hatta bir öğrencinin asla yapamayacağını düşündüğümüz davranışlar sıradanlaşmaya başladı.
İçimiz yanıyor…

Ama hep aynı şeyi yapıyoruz:
Suçu başkalarında arıyoruz.

Kimi siyasetçileri suçluyor,
kimi eğitim sistemini,
kimi medyayı,
kimi aileleri,
kimi de dijital dünyanın görünmez kurgulayıcılarını…

Liste uzayıp gidiyor.

Peki ya biz?
Kendimizi düzeltmek için ne yapıyoruz?

Oysa aynı gemideyiz.
Ve farkında olmadan birlikte batıyoruz.

Bugün okuduğum bir akademik çalışma, bu gidişatı çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
PLOS ONE dergisinde yayımlanan ve Sherry Towers ve arkadaşlarının yürüttüğü araştırma, kitlesel şiddetin “bulaşıcı” olduğunu matematiksel modellerle gösteriyor.

1998–2013 yılları arasındaki okul saldırıları ve kitlesel cinayet verileri incelenmiş.
Sonuçlar ürkütücü:

Bir saldırının ardından, benzer bir olayın gerçekleşme ihtimali yaklaşık 13 gün boyunca artıyor.

Her kitlesel cinayet, ortalama 0,30 yeni olayı tetikliyor.
Her okul saldırısı ise yaklaşık 0,22 yeni vakaya zemin hazırlıyor.

Bu ne demek?
Şiddet, tıpkı bir virüs gibi yayılıyor.

Üstelik bu yayılımın en önemli taşıyıcısı, çoğu zaman farkında ya da olmadan, medya oluyor.

Araştırma şunu açıkça gösteriyor:
Daha az kişinin etkilendiği ve medyada geniş yer bulmayan olaylarda bu “bulaşma etkisi” görülmüyor.

Yani…
Saldırganı öne çıkaran,
olayı dramatize eden,
detaylarıyla servis edilen her haber,
yeni bir felaketin tohumlarını atabiliyor.

Bir diğer kritik gerçek ise silaha erişim.
Veriler, silaha ulaşmanın kolay olduğu yerlerde bu şiddet dalgasının çok daha hızlı yayıldığını ortaya koyuyor.

Sıkça dile getirilen “ruh sağlığı” tartışmaları ise çoğu zaman meselenin özünü gölgede bırakıyor.
Bilimsel veriler, asıl belirleyici faktörlerin erişilebilirlik ve iletişim dili olduğunu söylüyor.

Artık bu olayları “münferit sapkınlıklar” olarak değerlendirme lüksümüz yok.

Karşımızda, matematiksel olarak modellenebilen, zamansal kümelenmeleri olan bir şiddet salgını var.

Eğer medya dilini değiştirmezsek,
eğer şiddeti görünür kılarken sorumluluk almazsak,
eğer birey olarak kendimizi sorgulamazsak…

Bu 13 günlük karanlık döngüler tekrar etmeye devam edecek.

Ve biz, sadece izleyen değil,
bu döngünün bir parçası olmaya devam edeceğiz.

Acılarımız artarak devam edecek…

Kaynak: PLOS ONE | DOI:10.1371/journal.pone.0117259 July 2, 2015

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

   Kurumsal SEO Ajansı    Snus İstanbul    Labella Lens    fiskos sehpa    Kokteyl Masası Kiralama    youtube izlenme satın al    takipçi satın al    forma yaptırma    kamagra jel    istanbul evden eve nakliyat    KaradagdaSirket.com    Akay Yangın       www.dmsauto.com.tr    takipçi satın al    Guide of Dubai    Buy Followers    Çiçek Yolla    Bayz Tasarım    yabancı dizi izle    takipçi satın al    Snus Satın Al    Ankara Avukat    Uzun Dönemli Araç Kiralama    Balıkesir Web Tasarım    ÇTSO Seçim       Eksper Raporu Sorgulama