Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
otelkilidi.jpg
labella lens
Halil Candan
Halil Candan

”Dünya Harikası Seyyah”

Bir kadın düşünün, karnında yavrusunu ilk hissettiğinde ne kadar sevinir, ne kadar heyecanlanır, umutlanır, kanatlanır, ne ulvi bir unvan kazanır! “ANNELİK”…  Ona zarar gelmesin diye ne gayretler gösterir, ne hayaller kurar, ne dualar eder, ne rüyalar süsler uykusunu! Bir  yıl gibi müthiş bir sabır gösterir, rahat oturamaz, yatamaz, hareket edemez, türlü sancılarla karşılaşır, günlerini, haftalarını, aylarını sayar şafağı bekleyen bir asker gibi. Giyecekleri noktasında adeta küçük bir çeyiz hazırlar, içindeki cana, içindeki sanata,dünya harikası yavrusuna… Ne zaman yavrusunu kucağına alacak diye hafakanlar yaşar, derken doğum sancıları artarak gelir. Yavrusu için ölmeyi göze almıştır her dem ve lahza. Dünyanın birinci harikası, en güzel surette yaratılan insan,anne karnındaki adeta o küçük birinci dünyasından büyük olan bu harikulade dünyamıza teşrif ediyor, anne karnındaki dünyasında 9 ay seyahat ettikten sonra daha büyük seyyah olmak için teşrif ediyor. Doğum günü, adeta bir düğün günü oluyor, anne, baba, ve geniş ailesi için… Kıyafetle, sütle, ışıkla, emzikle, seslerle tanışıyor derken bu sevinç ve çaba, el emeği göz nuru birbirine karışıyor, sevgi halkaları oluşuyor, emekler, birlikte uykusuzluklar, sancılar, uğraşlar…

Dünyanın birinci harikası, bir gün konuşmaya başlayarak ikinci bir harika varlığa  adım atıyor… Büyüyor,büyüyor… Uzuyor uzuyor… Okula gidiyor seyyah, başarı için terliyor, hayaller kuruyor, hedefler seçiyor istikbal için, yaşamak için seyahate devam ediyor alemlerde… Ne hatıralar yerini alıyor, ne sevinçler resmediliyor hayatta, ne hayaller canlanıyor ruhunda, beyninde, yüreğinde, gelecekle ilgili ne tasarımlar yapıyor insan ve insanlık için! Belki bir Fatih olacaktı, belki bir  Said, bir Selahaddin i Eyyübi, belki bir Fatıma, bir Meryem, bir Mevlana, bir Hacı Bektaş-ı Veli, bir ozan, bir derviş, bir bilim adamı ya da  kadını… Tabi tersi de mümkündür. Hitler, Mussolini, Ebu Cehil, Yezid, Nemrud, Mao Zedong, Leopold II, Josef  Stalin, Hideko Tojo,  II.Nicholas,  Pol Pot,  Kim il-Sung,  Mengistu  Haile Mariam,  Yakubu Gowon,  Saddam Hüseyin ama bir gün bir  eksen kayması yaşayan bir cani tarafından yolu kesiliyor, seyyahın hayatına kast ediliyor, yolculuğu sona erdiriliyor, bir dünya harikası, en güzel surette yaratılan insan, can veriyor. Şimdi o anneyi ve sevdiklerini düşünün lütfen! Değer miydi fani ve ani bu dünya hayatı için..! “Veren Allah, alır canı/ Can bedenden çıkmayınca” der büyük yıldız Barış MANÇO… Mahadma Gandi Hindistan’ı kurtarırken tek silah patlamamıştı. 35 yıl bir cani gibi muamele edilen Said, herkese hakkını helal etmişti. Taif’te  taşlandığı zaman beddua  değil dua etmişti kardeşleri tarafından kutuya atılan Yusuf, affetmişti kardeşlerini Mısır Sultanı olarak…

Bırakalım herkes, her şey rolünü oynasın, insan, hukuk, adalet gibi… Dünyadaki 7 harikayı değil, 77 harikayı inşa eden en büyük harika insandır dünyanın… Dünyada ki 7 harikayı bir günde yıksalar acaba insanlar ne yapar, ayağa kalkarlar. Peki insanlar kuş gibi öldürülürken neden insanlık sessiz, büyük baronlar sessiz seyirci!..

Burada annelere büyük bir iş daha düşüyor. Bebeğine süt verirken beraberinde şefkat, barış, doğruluk, adalet, kardeşlik, paylaşma, birlikte yaşama sanatı vb. konulardaki duyguları, değerleri de içirmesi gerekmektedir. Sütü kestikten sonra daha yoğunluklu olarak bu değerleri bir nakkaş gibi işlemeli ki cani olmasın, şafkat ve merhamet sultanı olsun…Bunun tersini yapan annelere sesleniyorum! Cenneti ayaklarınızın altına hediye edene  azcık vefanız olsun lütfen! Dünyada ilk zalim Kabil’di, İlk mazlum da Habil’di. İnsan ruhunu, vicdanını, kalbini, beynini, donanımlarını şer için taşeron olarak kullanmamalı, başkalarının kurtarılmasına kurban etmeli ki gerçek kurtuluşu bulsun. Baronlar! Siz savaşın mimarı …Nasıl  o anneye, evladına babasına, sevdiklerine ve o dünya harikası san’at harikasına kıydınız, nasıl? Vallahi,yerküreyi sağ elime koysalar ben masum bir Kürt’ü, Masum bir Arap’ı, masum bir Türk’ü, masum bir Rus’u veya Fransız’ı öldürmem,öldüremem. Neden mi! Çünkü aslında öldürdüğüm kişi gerçekte benim, hem de ebediyen,öldürdüğüm bir kişi değil tüm insanlık!

Yaşama sevincine yer verin, bu dünya Habil ve Kabile dar gelmişti, lakin bugün 8 milyar insan yaşıyor ve hepsine yetiyor, nedir bu canavarlıkta kırdığımız rekorlar,bu ihtiraslar, bu vahşet hikayeleri, benlik imparatorlukları…

“Kim ki bir insanı kurtarırsa,feraha kavuşturursa tüm insanlığı kurtarmıştır.” ilahi beyanını ser rehber, sertaç edelim…

Halil CANDAN

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

   Kurumsal SEO Ajansı    Snus İstanbul    Labella Lens    fiskos sehpa    Kokteyl Masası Kiralama    youtube izlenme satın al    takipçi satın al    forma yaptırma    kamagra jel    istanbul evden eve nakliyat    KaradagdaSirket.com    Akay Yangın       www.dmsauto.com.tr    takipçi satın al    Guide of Dubai    Buy Followers    Çiçek Yolla    Bayz Tasarım    yabancı dizi izle    takipçi satın al    Snus Satın Al    Ankara Avukat    Uzun Dönemli Araç Kiralama    Balıkesir Web Tasarım    ÇTSO Seçim