Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
otelkilidi.jpg
labella lens

‘AİLE OLMAK’ EKİBİ ‘BİZDEN HİKÂYELER’DEYDİ

‘AİLE OLMAK’ EKİBİ ‘BİZDEN HİKÂYELER’DEYDİ TRT’nin önemli yapımlarından “Aile Olmak”

‘AİLE OLMAK’ EKİBİ ‘BİZDEN HİKÂYELER’DEYDİ

TRT’nin önemli yapımlarından “Aile Olmak” adlı belgesel filmin çekim ekibi, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği ve moderatörlüğünü Abdulhamit Güler’in üstlendiği “Bizden Hikâyeler” programına konuk oldu.

Esenler Belediyesi kültürümüzü ve insanî değerlerimizi yansıtan yapımlara sahip çıkarak, bu yapımları çekim ekipleriyle birlikte “Bizden Hikâyeler” programında konuk ediyor. Sinema dünyasının sevilen belgesel ve filmlerinin ekipleriyle birlikte katıldığı programda,  gösterim ve söyleşi bir arada vatandaşla buluşuyor. Programın ilkinde “Aile Olmak” adlı belgesel filmin ekibi, bütün yıkıcı unsurlara rağmen aile kurumunu ayakta tutmak için mücadele eden annelerin, babaların ve çocukların etkileyici hikâyesini ekrana getiren yapımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen programa, belgeselin kurgu şefi Abdülhamit Hacıhasanoğlu, yönetmen Emre Karapınar ve görüntü yönetmeni Fatih Bacağıkırık konuk oldu.

EKİP OLARAK BİRÇOK ŞEYİ AFRİKA’DA ÖĞRENDİK

11 bölüm olarak yayınlanan belgeselin yönetmeni Emre Karapınar, hayatının bir kısmının Avrupa’da geçtiğini belirterek, üniversite döneminde İHH İnsani Yardım Vakfı’yla tanıştığını söyledi. Karapınar, daha sonra 2011’de İHH’yla birlikte Etiyopya’ya gittiğini anlatarak, “Avrupa’da boğulmuştum. Avrupa’dan sonra Etiyopya bana can simidi gibi geldi. Biz Avrupa’dayken varlığın içerisinde yokluğu yaşayan insanlara şahit olduk. Afrika ise yokluğun içerisinde varlığı yaşayan haysiyetli, onurlu insanların kaldığı bir yer. Aslında ekip olarak birçok şeyi orada öğrendik.” dedi.

O SOFRA HİÇ DAHİL OLAMADIĞIM BİR SOFRAYDI

Anne ve babası ayrı olduğu için kendisinin de bir aileden mahrum yaşadığını dile getiren Karapınar, şöyle devam etti:

“Ailenin, anne babanın ne demek olduğunu, yaşadığım hasreti bizatihi kendim hissederek biliyorum. Ama Allah öyle imkanlar sundu ki ailemi kaybetmişken, çok sevdiğim bir dostum kapısını açtı bana. O kapıdan bir girdim, bir daha da 10 yıl çıkmadım. Çünkü o kadar güzel bir aile ortamı vardı ki, beni öylesine içlerine almışlardı ki, o sıcaklığı, o sofrayı hiç unutmadım. Belgeseli takip edenler de bilir, muhakkak her bölümde bir sofra vardır. İşte o sofra benim hiç dahil olamadığım bir sofraydı. Bu duygular ister istemez, birikmiş bir şeyin sonucu olarak belgeselde parçalara bölündü.”

İNSANLIK AİLESİNİ ELE ALIYORUZ

Belgeselde küçük bir aile yapısından ziyade insanlık ailesini ele almaya çalıştıklarına dikkati çeken Emre Karapınar, projenin tohumlarının ise 2015’te Bangladeş’te atılmaya başladığı bilgisini verdi. Karapınar, işine sadece bir yönetmen olarak bakmadığının altını çizerek, “İHH ile farklı ülkelere yaptığımız seyahatler, bizi o coğrafyalara bir şekilde hemhal kıldı. Gidiyorsunuz, dünyanız değişiyor. Yani hayatını çektiğimiz insanlarla bir belgeselci olarak muhatap olmadık. Coğrafyaların sorumluluğu korkunç bir şekilde omuzlarımıza yük bindirdi. Saçlarımız ağardı. Artık o insanlar hayatımızda vardı ve yokmuş gibi yaşamamız mümkün değildi.” dedi.

GÖRÜNTÜNÜN HİKAYENİN ÖNÜNE GEÇMESİNİ İSTEMEDİK

Görüntü yönetmeni Fatih Bacağıkırık da belgesel çekimlerinde ilk önce araştırma yaptıklarını ve arazi şartlarını incelediklerini belirterek, şunları anlattı:

“İnsanların hangi şartlarda nasıl yaşadıklarına şahit olduk. Mesela Afrika’da çok fazla ağlayan insan görmedim, tam tersi mutlulardı ki biz çoğu zaman onlardan güç alıyorduk. Çekimler konusunda da ekipman olarak her türlü imkana sahiptik. Fakat araziye çıktıktan sonra mevzunun sadece teknikten ibaret olmadığını anlıyorduk. Bakıldığı zamanda belgesele çok fazla teknik imkanlar kullanılarak, görsel şovlar yapmadık. Tamamen o insanlık duygusu aktarılmaya çalışıldı. Yani hiçbir zaman görüntünün hikayenin önüne geçmesini istemedik.”

Belgeselin kurgu şefi Abdülhamit Hacıhasanoğlu ise bazen bir günde sadece 2, 3 planı kurguladıklarına işaret ederek, “Olayın, yaşanan hayatın haricinde bir şeyi öne çıkarmak istemedik. Bazen hızlı, bazen de çok uğraştığımız zamanlar oldu kurguda. Bir de belgeselin 3 dilde kurgusunu duyguları tam olarak verebilmek adına ayrı ayrı yaptık.” şeklinde konuştu.

Her bir bölümünde farklı ülkelerde aileleri için elinden geleni yapanların hayatına odaklanan belgesel, Rumman Yapım tarafından hayata geçirildi. Metinlerini Abdullah Kibritçi’nin yazdığı, 154 kişinin destek verdiği belgeselde, İHH İnsani Yardım Vakfı, THY ve TİKA gibi kurumların da katkıları bulunuyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Esenler Belediyesi tarafından düzenlenen “Yerel Yönetim Kütüphanelerine Model Önerisi” çalıştayı,
Sıradaki Haber ESENLER’DE KÜTÜPHANELERİN GELECEĞİ KONUŞULDU
  Kurumsal SEO Ajansı   Labella Lens   fiskos sehpa   youtube izlenme satın al   takipçi satın al   forma yaptırma   kamagra jel   istanbul evden eve nakliyat   KaradagdaSirket.com   Akay Yangın   Rize Avukat   www.dmsauto.com.tr   takipçi satın al   Guide of Dubai   Buy Followers   Bayz Tasarım   yabancı dizi izle   takipçi satın al   Snus Satın Al   Ankara Avukat   Balıkesir Web Tasarım   ÇTSO Seçim   Eksper Raporu Sorgulama   Çelenk Gönder