Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
otelkilidi.jpg
labella lens

”BÜYÜK OLMANIN NERESİNDEYİZ”

BÜYÜK OLMANIN NERESİNDEYİZ Bizlere “En değer verdiğiniz kişiler kimlerdir?” sorusu

BÜYÜK OLMANIN NERESİNDEYİZ

Bizlere “En değer verdiğiniz kişiler kimlerdir?” sorusu sorulduğunda ilk vereceğimiz cevap, eğer evliysek ve çocuklarımız da varsa tabi ki “Evlatlarımız” olacaktır. Ama sadece soru sorulduğunda bu cevabı vermek yeterli mi ki sevgimizi ifade etmeye? Elbette ki “Hayır” deriz bu soruya. Ama bizler hayatımızı şöyle bir gözden geçirelim sevgili okuyucular. Hayatımız sadece sorulara cevap vererek mi, yoksa hakikaten anne-baba olmayı ya da bir büyük olmayı becerebilmiş, iyiliği emredip kötülüklerden de sakındıran birer bilinçli insan olarak mı geçmektedir.

Artık yukarıdaki soruları sayı olarak çoğaltmak ve bir nefis muhasebesi içerisine girerek hayatın neresinde olduğumuzu anlayabiliriz. “Yarınları kendilerinden emanet olarak aldık” dediğimiz gençlerimize acaba “tam anlamıyla emanetçi nasıl olunur” onu gösterebiliyor muyuz? Yoksa para-pul, giyim-kuşam, okul-dershane, arkadaş ortamları özgürlükleri imkânlarını sağlayarak mı yerine getiriyoruz emanetçilik görevini. Bugün gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine baktığınızda ve televizyonlardaki haber bültenlerine baktığınızda suç işleyen insanların tahsil görmüş insanlardan oluştuğunu göreceksiniz.

Peki, sizce okuma ve tahsil görme oranı yükseldikçe suç oranını artması garip değil midir? Benim bildiğim, tahsil düzeyi arttıkça yaşamın güzel olması gerekir. Ama bunca bilim ve teknolojik gelişmişlik düzeyinde suç ve suçluların bazen akla hayale zarar verecek düzeyde olması, herkesin sorumluluklarının yerine getirilmesi noktasında kendilerini hesaba çekmeleri gerektiği anlamına gelmektedir.

Ana ve babanın en önemli görevi çocuklarını yarına hazırlarken onlara özellikle din eğitimini vermeleri veya buna muktedir değillerse bu eğitimi almalarını sağlamaları olmalıdır. Niye diyeceksiniz, “sanki bu eğitim olmaz ise insan olunmuyor mu?” diyenleriniz de çıkabilir. Biz de deriz ki; “ne verdiniz de ne istiyorsunuz ki?” Çünkü ibadet etme bilinci verilseydi, haram olan şeylerle vakitler tüketilmezdi. Haksız yere cana kıymanın kötü bir şey olduğu öğretilseydi, “çok sinirlendim” bahaneleriyle insanlar sudan sebeplerle öldürülmezdi. Hatta vahşilik ötesi bir varlık olunmazdı. İçkinin, kötülüklerin anası olduğu öğretilip sarhoş edip kendinden geçiren o maddenin esiri olmanın ne kadar da bedbaht durumlara düşürdüğü tasviri yapılsaydı, genç kızlarımız zevk ve sefahatin ardından hayatlarına son vermezdi. Ya da bir ömür boyu utanç içerisinde yaşayacağı hataları yapmazdı.

Büyüklere saygı ve küçüklere sevginin öğretileceği bir yaşamda ne asi bir gençlik ne de merhamet yoksunu, gönül fukarası insanlara rastlanır. Edep ve hayâ bilinci yerleştirilseydi genç beyinlerimize, onları bir tabur kötü insan gelse çeviremezdi doğru yollarından. İftira ve yalakalıkla geçecek ömürde nokta kadar menfaatler için virgül gibi eğilmenin ne olduğu anlatılsaydı evlatlarımıza, başarının efendisi olmuş nice simalar görürdü mutluluğa hasret gözlerimiz. Aslında ve daha nesi… nesi diye devam ettirebiliriz içimizi yakmaya. Ama bizler iç karartmak değil bugünümüzdeki yanlışları tespit edip, doğruları yakalayarak yarınlarımıza yön vermek istiyoruz. Bunun için de asla geç kalınmadı, kalınmaz da. Son nefes gırtlağa gelene kadar, nerelere ulaşabilirsek, yaptığımız iş ne olursa olsun oralarda hep doğru kalıp helal olandan yana tavır sergilersek, mutlu olup toplumsal huzura kavuşabiliriz.

Bananeci bir toplum ve bananeci bir birey olmaktansa; “Ben yoksam hiç kimse yok, ben varsam daha güçlü olacağız” ilkesiyle hareket edersek, manevi ilimleri öğrenip gençlerimize ve tüm insanımıza öğretirsek, kurt ile kuzunun barışını yaşatırız yaşamın kıyısında. Zaten yaşamlarda hep kıyılarda değil mi? Büyük olmak da kıyıdaki sergilenecek maharetlerde saklı.

Bu bilinç ve dua ile…

Gökmen CAN / gökmen canEğitimci Sosyolog

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ŞEMSETTİN MOTUR, MAKON BAŞKANLIĞINA HAZIRLANIYOR! Malatya sivil toplum camiasında dikkat
Sıradaki Haber ŞEMSETTİN MOTUR, MAKON BAŞKANLIĞINA HAZIRLANIYOR!
  Kurumsal SEO Ajansı   Labella Lens   fiskos sehpa   youtube izlenme satın al   takipçi satın al   istanbul evden eve nakliyat   KaradagdaSirket.com   Akay Yangın   Rize Avukat   www.dmsauto.com.tr   takipçi satın al   Guide of Dubai   

Buy Followers   Bayz Tasarım   yabancı dizi izle   takipçi satın al   Snus Satın Al   Ankara Avukat   Balıkesir Web Tasarım   ÇTSO Seçim   Eksper Raporu Sorgulama   İstanbul Hurda Fiyatları   Premium Transfer   Maltepe Sağlık Kabini     İnanç Turizm Umre   Çelenk Gönder