<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kanser &#8211; BÖLGE GAZETESİ</title>
	<atom:link href="https://www.bolgegazetesi.com/haberler/kanser/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bolgegazetesi.com</link>
	<description>Gerçek Tarafsız Habercilik</description>
	<lastBuildDate>Thu, 30 Jul 2026 22:38:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.6.29</generator>
	<item>
		<title>KANSERDEN KORUNMAK MÜMKÜN</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/kanserden-korunmak-mumkun-56462</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/kanserden-korunmak-mumkun-56462#respond</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2022 21:53:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof.Dr.Hamdi Temel]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Hamdi Temel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=56462</guid>
		<description><![CDATA[KANSERDEN KORUNMAK MÜMKÜN Geçen hafta 4 Şubat &#8220;Dünya Kanser günü&#8221; idi. 1992 yılının en iyi dram filmlerinden ve Oscar ödülü almış &#8220;Lorenza’nın Yağı&#8221; filmi aklıma geldi. Filmde, 7 ve ya 8 yaşındaki çocuklarının aniden adını bile bilmedikleri ADL denilen amansız bir hastalığa yakalanan ebeveynlerin mücadelesi anlatılıyordu. Hiç bir tıbbi bilgisi olmayan anne baba, çocuklarını o [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1>KANSERDEN KORUNMAK MÜMKÜN</h1>
<p>Geçen hafta 4 Şubat &#8220;Dünya Kanser günü&#8221; idi. 1992 yılının en iyi dram filmlerinden ve Oscar ödülü almış &#8220;Lorenza’nın Yağı&#8221; filmi aklıma geldi. Filmde, 7 ve ya 8 yaşındaki çocuklarının aniden adını bile bilmedikleri ADL denilen amansız bir hastalığa yakalanan ebeveynlerin mücadelesi anlatılıyordu. Hiç bir tıbbi bilgisi olmayan anne baba, çocuklarını o hastalıktan kurtarmak için tıp kitaplarını okuyup, anlayıp ve uygulayarak çocuklarını yıllarca yaşatmayı başarmışlardı. Keyifle ailecek izlediğimiz müthiş bir filmdi “Lorenza’nın Yağı”&#8230;</p>
<p>Kanser!&#8230; Çağımızın hastalığı&#8230; Aslında hepimiz hastayız, ya da hasta olmaya adayız. Yediğimiz besinler, içtiğimiz su, giydiğimiz elbiseler, telefon konuşmalarımız, günlük streslerimiz, trafiğimiz hatta soluduğumuz hava bile bizleri hasta etmeye yetiyor. Bu hastalıklar neden oluyor diye de uzun uzun düşünmeye, uzmanlara sormaya gerek bile yok&#8230;</p>
<p>O kadar sağlıksız besleniyoruz ki, annelerimizin yaptığı o mis gibi tarhanaları ve mercimek çorbalarını unutmuş, hazır çorbaları içer olmuşuz. Oysa tarhana çorbasının kolon kanserini önlemede bire bir olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmış bir gerçektir.(Bu ara da şundan da bahsetmem gerekir ki; tarhana yaparken onu kurutmak için, güneş ışınlarına maruz bırakılmamalı.) Ya da meme kanserine karşı bol C vitaminli sıcak sıcak mercimek çorbası için&#8230; Oysa çabucak ve kolayca oluyor diye yaptığımız ve servis ettiğimiz hazır çorbalar, fazla tuzlu olması nedeni ile Dünya Kanser Araştırma Fonu&#8217;nun açıklamalarına göre, devamlı kullanılırsa mide kanserine yakalanma riskini artıyor.</p>
<p>Ya sigara içenlere ne demeli, &#8220;bile bile lades&#8221; deyimi yerinde ise, tam onlara göre&#8230; Sigara içtiklerinde akciğer kanserine yakalanma riski nerede ise yüzde yirmi beş. Ama dinleyen kim (Yapılan istatistiksel bilgilere göre; sigara içmeyenlerin akciğer kanserine yakalanma riski yüzde 1 iken, ara sıra içenlerin ki yüzde 7, bir paketten fazla içenlerin ki yüzde 25).</p>
<p>Bir de özellikle çocuklarımızın vazgeçilmezi kızartmalar var. “Gel de ye beni” der gibi karşılıklı bakışıyorlar. Oysa, onlardan da mümkün olduğunca uzak durulmalı. Sıvı yağlar, birden fazla kızartma yağı olarak kullanılmamalı, çünkü oluşan akrilamitin de kanser yapma riski vardır.</p>
<p>Belli bir yaştan sonra, özellikle de hanımlar spordan uzak bir hayat tercih etmektedirler. Bol hamurlu yiyecekler de süsleridir. Çok uzağa gitmeye gerek yok, hepimiz kendi yakın ailemizi düşünelim. Özelliklede 60 yaşını geçen anne veya ninelerimiz, hiç biri yürüyüş bile yapmazlar, ve her öğünde aldıkları bir avuç ilaçlar ile hayata tutunmaya çalışırlar. Oysa spor yapmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmalıyız, yürüyüş yapmaları için ikna edemesek bile zorlamalıyız. Yıllar önce gittiğim Malta gezisinde, akşam sahilde yürüyüş yapan 70 ve üzeri dede ve nineler görmüştüm. Önce garipsemiştim, süslenip püslenmişler ellerinde bastonlar ile sahilde yürüyüş halinde idiler. Oysa onlar yürüyüş yaparak hayatlarına sporu da dahil ediyor, bir yerlerde oturup sohbet ederek stres atıyor böylece daha sağlıklı bir yaşam sürüyorlardı.</p>
<p>Taze sebze ve meyve yememiz hayal olmuş, köyde yaşayanlarımız bile sebze ve meyvelerini marketlerden alır olmuşlar. Oysa kanserin oluşmasını önleyen en önemli faktörlerin başında taze meyve ve sebze gelir. Şehir dışında ki hayatı özendirmeliyiz, köyde yaşayan bireylerin hayat şartlarını kolaylaştırıp, onlara kendi sebze ve meyvelerini üretmeye teşvik etmeliyiz. Büyük meyve ve sebze bahçeleri kurmalarını özendirmeliyiz. Washington&#8217;da bir arkadaş beni böğürtlen bahçesine götürmüştü. &#8220;Hocam orda istediğimiz kadar böğürtleni yiyebiliyoruz, hatta küçük bir tabak ile evimize bile getirebiliriz, çok alacaksak da parasını veririz&#8221; demişti. Çok hoşuma gitmişti bu uygulama, o pazar bütün Amerikalıların o büyük bahçeye akın ettiğini görmüştüm. Hiç o kadar çok böğürtlen yediğimi de hatırlamıyorum. Bu tür uygulamalar için çok uygun olan ülkemiz topraklarında da benzer çalışmalar yapılmalı diye düşünüyorum.</p>
<p>Gençlerimizin sportif faaliyetlerine destek olmalıyız, her boş alana spor yapabilecekleri ortamlar hazırlanmalı ve spor sahaları kurulmalı ki; spor alışkanlıkları edinebilsinler ve sağlıklı bir yaşamları olsun. Kanseri baştan yenelim.</p>
<p>Radyasyon; istesek de istemesek de hastalandığımız zaman doktorun da tavsiyesi ile mecburen radyasyona maruz kalıyoruz, buda bir gün bizi kanser etme nedenlerinden biri olacaktır. Hayatımızın bir parçası haline gelen, cep telefonlarını da daha dikkatli kullanmalıyız.</p>
<p>Plastik kaplar, pet şişeler, damacana sular, bunlar bizle öyle iç içe olmuş ki, artık onlarsız bir hayatımız yok. En kısa sürede onlardan da kurtulmalıyız. Özelliklede plastik kaplar ile ısıtma yapmayalım, sıcak yiyecekleri plastik kaplarla servis etmeyelim. İçecekleri, özellikle de pet şişelerde bulunan suları güneş ışınlarından koruyalım. Bisfenol-A içerikli hiç bir ürünü kullanmayalım.</p>
<p>Aslında kanserden korunma yollarımız çok basit, pekiyi buna rağmen neden kanser olma oranımız artıyor? Sanırım teknolojinin bize sunduğu kolaylıkları her türlü riske rağmen “bana bir şey olmaz” mantığı ile kolaylıkla hayatımıza kabul ediyoruz. Ne yazık ki, sağlığımız elimizden bir giderse, bir daha geri getirme lüksümüz yok. Artık aklımızı başımıza alma ve sağlığımız için biraz daha zaman ayırma, biraz daha hassas olma zamanı geldi de geçiyor bile…</p>
<p><em><strong>Prof.Dr. Hamdi Temel</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/kanserden-korunmak-mumkun-56462/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÜÇÜKÇEKMECE’DE KANSER HASTALARINA ÜCRETSİZ ULAŞIM HİZMETİ</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/kucukcekmecede-kanser-hastalarina-ucretsiz-ulasim-hizmeti-39568</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/kucukcekmecede-kanser-hastalarina-ucretsiz-ulasim-hizmeti-39568#respond</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2018 10:29:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser hastası]]></category>
		<category><![CDATA[küçükçekmece belediyesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bolgegazetesi.com/?p=39568</guid>
		<description><![CDATA[KÜÇÜKÇEKMECE BELEDİYESİ’NDEN KANSER HASTALARINA ULAŞIM HİZMETİ Sosyal belediyecilik alanında yaptığı hizmetlerle adından söz ettiren Küçükçekmece Belediyesi, kanser hastalarına ücretsiz ulaşım hizmeti sağlıyor. 2012 yılından bu yana bu hizmeti sürdüren Küçükçekmece Belediyesi, 6 yılda 10 bine yakın hastanın sağlık kurumundan eve, evden sağlık kurumuna nakillerini sağladı. Uzun ve meşakkatli yolculuklarında, kanser hastalarına destek olmak ve omuzlarındaki [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: medium;"><b>KÜÇÜKÇEKMECE BELEDİYESİ’NDEN KANSER HASTALARINA ULAŞIM HİZMETİ</b></span></p>
<p><strong><span style="font-size: medium;">Sosyal belediyecilik alanında yaptığı hizmetlerle adından söz ettiren Küçükçekmece Belediyesi, kanser hastalarına ücretsiz ulaşım hizmeti sağlıyor. </span></strong></p>
<p><span style="font-size: medium;">2012 yılından bu yana bu hizmeti sürdüren Küçükçekmece Belediyesi, 6 yılda 10 bine yakın hastanın sağlık kurumundan eve, evden sağlık kurumuna nakillerini sağladı. </span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Uzun ve meşakkatli yolculuklarında, kanser hastalarına destek olmak ve omuzlarındaki yükü paylaşabilmek adına örnek bir proje yürüten Küçükçekmece Belediyesi, onlara ücretsiz ulaşım hizmetiyle kucak açıyor. Kemoterapi ve radyoterapi sürecinde düzenli olarak hastaneye giden hastalara özel araç tahsis eden Küçükçekmece Belediyesi, onları evinden alıyor, hastaneye götürüyor ve tedavileri tamamlanınca tekrar evlerine ulaşımlarını sağlıyor. </span></p>
<p>“<span style="font-size: medium;"><b>BAŞKAN KARADENİZ’E TEŞEKKÜRLER”</b></span></p>
<p><span style="font-size: medium;">8 aydır hizmetten faydalanan ve göğüs kanseri tedavisi devam eden 47 yaşındaki Nuran Akmaz, memnuniyetini dile getirerek, “ Göğüs kanseriyim. Samatya’da tedavi görmekteyim. Kanser tedavisi uzun bir yolculuk. Işın tedavisi gördüm. Çok memnunum bu hizmetten… Önceleri çok zorlanıyordum. Eşim de benim hastalığım yüzünden işten çıkmak zorunda kaldı. Maddi olarak çok zorlanıyorduk. Bu hizmetle hem tedavim sorunsuz devam ediyor hem de büyük bir maddi külfet üzerimden kalktı. Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz’e böyle bir hizmeti hayata geçirdikleri için teşekkür ederim” diye konuştu. </span></p>
<p>“<span style="font-size: medium;"><b>YÜKLERİNİ BİR NEBZE HAFİFLETMEK İSTİYORUZ”</b></span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kanser hastalarının yükünü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla ulaşım hizmetini sürdürdüklerini ifade eden Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, “İlçemizde ikamet eden,  kemoterapi ve radyoterapi tedavilerine geliş gidişlerinde sorun bulunan hastaların, evden ilgili sağlık kurumuna ve sağlık kurumundan da eve nakillerini sağlamak amacıyla ücretsiz ulaşım hizmeti veriyoruz. Kanser zaten zor bir hastalık, uzun bir mücadele gerektiriyor. Hastaların hastaneye ulaşımındaki zorlukların mümkün olabilecek en alt düzeye indirgenerek,tedavilerinin olumsuz etkilenmemesini umut ediyoruz. 1-7 Nisan Kanser Haftası… Tüm hastalarımıza acil şifalar dilerken, kanser ile ilgili farkındalığın artmasını temenni ediyorum” diye konuştu.  </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/kucukcekmecede-kanser-hastalarina-ucretsiz-ulasim-hizmeti-39568/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Hamdi Temel, kadınları &#8221;Kanser&#8221; konusunda bilgilendirdi</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/prof-dr-hamdi-temel-kadinlari-kanser-konusunda-bilgilendirdi-31322</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/prof-dr-hamdi-temel-kadinlari-kanser-konusunda-bilgilendirdi-31322#respond</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Mar 2017 15:25:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserden korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Hamdi Temel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bolgegazetesi.com/?p=31322</guid>
		<description><![CDATA[AK Parti Diyarbakır Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen &#8221;Kanser&#8221; konulu seminerde kadınlara, kanserde erken teşhisin önemi ve kanserden korunma yollarını anlatıldı. Dicle Üniversitesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda Bölge Gazetesi köşe yazarımız Sn. Prof. Dr. Hamdi Temel&#8217;de tecrübeleriyle kadınları kanser konusunda bilinçlendirdi.  AK Parti Kadın Kolları İl Başkanlığı tarafından Cegerxwin Kültür Merkezi&#8217;nde kadınlara yönelik “Kanserden [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Diyarbakır Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen &#8221;Kanser&#8221; konulu seminerde kadınlara, kanserde erken teşhisin önemi ve kanserden korunma yollarını anlatıldı. Dicle Üniversitesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda Bölge Gazetesi köşe yazarımız Sn. Prof. Dr. Hamdi Temel&#8217;de tecrübeleriyle kadınları kanser konusunda bilinçlendirdi. </strong></p>
<p>AK Parti Kadın Kolları İl Başkanlığı tarafından Cegerxwin Kültür Merkezi&#8217;nde kadınlara yönelik <strong>“Kanserden korkma, geç kalmaktan kork”</strong> adlı seminer düzenlendi. Seminere AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Dara Akar, AK Parti Diyarbakır Kadın Kolları Başkanı Mukaddes Evsen, DÜ Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof Dr. Hamdi Temel, DÜ Hermotoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Ayyıldız, Op. Dr. Özlem Vuran ve çok sayıda kadın katılımcı yer aldı.</p>
<p>AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Dara Akar, kadınların sorunlarının konuşulduğu bir haftada, kadınları yakından ilgilendiren bir konuda program düzenledikleri için kadın kolları teşkilatına teşekkür etti.</p>
<p>Seminerde DÜ Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel <strong>“Plastik hayatlar, içilen plastikler ve kanser”</strong>, DÜ Hermotoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Ayyıldız, <strong>“Kansere genel bakış”</strong>, Op. Dr. Özlem Vuran, <strong>“Kanserle mücadele etmenin yolları”</strong>  konularında birer sunum gerçekleştirdiler.</p>
<p>Programda kadınlara yönelik gerçekleşen <strong>&#8221;Kanser&#8221;</strong> ana başlığı altında etkileyici ve bir o kadar da bilinçlendirici sunumlar gerçekleştirildi. <a href="http://www.bolgegazetesi.com/prof-dr-hamdi-temel-bolge-gazetesinde-31189"><strong>Prof Dr. Hamdi Temel,</strong></a> <strong>“Plastik hayatlar, içilen plastikler ve kanser”</strong> adı altında sunumuyla kanser konusunda birçok noktanın altının çizdi. Kanser konusunda nelere dikkat edilmesi gerektiği ve korunma yolları ile ilgili bilgiler veren Temel, plastik maddelerin insan hayatında ve kanser oluşumundaki rolünden bahsetti. Geçen hafta <strong>Bölge Gazetesi</strong>&#8216;nde yazdığı <a href="http://www.bolgegazetesi.com/kanser-kader-degildir-prof-dr-hamdi-temel-31272"><strong>&#8221;Kanser Kader Değildir!&#8221;</strong></a> adlı köşe yazısında da kanser konusuna değinen <strong>Prof. Dr. Hamdi Temel,</strong> kanserden korunmak için dikkat edilmesi gereken hususları katıldığı seminerde bir kez daha altını çizerek vurguladı. <strong>&#8221;Kanser kaderimiz değildir, biz gerekli önlemleri alırız, başımıza gelirse tevekkül etmesini de biliriz&#8230;&#8221;</strong> diyen <strong>Prof Dr. Hamdi Temel,</strong> olaya bilimsel yönden yaklaşarak dikkat çekti. Kanserden korunmanın yollarından bahseden Temel, günlük yaşamımızda kullandığımız, kalitesini bilmediğimiz birçok şeyin kansere neden olabileceğini belirterek bu konuda gerekli önlemleri almaya dikkat etmemiz gerektiğini belirtti.</p>
<p><a href="http://www.bolgegazetesi.com/kanser-kader-degildir-prof-dr-hamdi-temel-31272">Prof Dr. Hamdi Temel&#8217;in &#8216;<strong>&#8216;Kanser Kader Değildir!&#8221;</strong> adlı köşe yazısını okumak için TIKLAYINIZ&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/prof-dr-hamdi-temel-kadinlari-kanser-konusunda-bilgilendirdi-31322/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8221;Kanser kader değildir!&#8221; &#8211; Prof. Dr. Hamdi Temel</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/kanser-kader-degildir-prof-dr-hamdi-temel-31272</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/kanser-kader-degildir-prof-dr-hamdi-temel-31272#respond</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2017 08:02:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof.Dr.Hamdi Temel]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserden korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Hamdi Temel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bolgegazetesi.com/?p=31272</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda Kanser çok ciddi bir şekilde yayılmakta, bu nedenle kanserden korunmak ve tedaviye yönelik tüm dünya da ve Türkiye’de etkinlikler düzenlenmektedir. Hemen hemen her kurum, bu etkinliklere katılarak ya da destek olarak halkı bilinçlendirmeye çalıştılar. Çok da doğru bir etkinlikler zinciri. Emeği geçenleri ve bu etkinliklere destek olanları canı gönülden kutluyorum. Türkiye olarak son [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda Kanser çok ciddi bir şekilde yayılmakta, bu nedenle kanserden korunmak ve tedaviye yönelik tüm dünya da ve Türkiye’de etkinlikler düzenlenmektedir. Hemen hemen her kurum, bu etkinliklere katılarak ya da destek olarak halkı bilinçlendirmeye çalıştılar. Çok da doğru bir etkinlikler zinciri. Emeği geçenleri ve bu etkinliklere destek olanları canı gönülden kutluyorum.</p>
<p>Türkiye olarak son yıllarda sağlık sektörünce çok ciddi adımlar atıldı. Dünyada ilk defa piyasaya çıkan ve sağlık sektöründe uygulanacak teknolojik aletler ile ülkem tanıştı. Uzman doktor ve sağlık personeli sayılarımızda müthiş derecede artış oldu. Bunları anlattıkça gurur duyuyorum. Hele de Avrupa’dan ve diğer ülkelerden ülkemize muayene ve tedavi olmak için gelenleri duydukça göğsüm de kabarıyor…</p>
<p>Fakat bunlar bizim için tabi ki yeterli değil. Önemli olan insanlarımızı hasta etmemek, daha sağlıklı yaşamaları için çözüm yolları bulmak ve onları bilinçlendirmek hem akademisyenlerin hem de sağlık kuruluşlarının ve görevlilerin birinci görevidir.</p>
<p>Kısaca kanserin tarihçesine bakacak olursak, ne yazık ki milattan öncelerine dayanıyor. Bu ölümcül hastalık için o zamanlar da bile “bir tedavisi yoktur” diye yazılmış. Eğer kanser hücreleri oluşmuş ise bunlar birikerek tümörleri oluşturuyorlar. İyi huylu tümör ise problem yok, çoğu zaman alınarak tedavi edilebiliyor ve genellikle de tekrarlamıyor. Kötü huylu ise bu tümörler kanserdir. Bu hücreler anormaldir ve kontrolsüz ve düzensiz bölünürler. Bu tümörler normal dokulara zarar verebilirler ve yayılırlar. Tümör kolonileri oluşur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer alanlarına yayılmasına metastaz adı verilir ve kansere yakalanan bir kişide uzun ve meşakkatli bir süreç başlar.</p>
<p>O halde öncelikle bu kanser belasına yakalanmamak için önlemler almak gerekiyor. Bende kendi alanım ile ilgili önerilerimi aşağıda sıralamak istiyorum.</p>
<p>Her gün kullandığımız sayısız ürün, bardak, pet şişe, çatal, kaşık, suni köpükten yapılan kaplar, saklama kabı, oyuncaklar, kırtasiye ürünleri gibi şeylerde bisfenol A, ftalatlar, azo boyar maddeler, ağır metaller gibi maddeler içeriyor, yüksek ısıda gıda ve sıvılara nüfuz ediyor. Bu maddeler; troid,büyüme hormonu, östrojen ve testesteronhormonlarının üretimini azaltıyor. Plastiklerdeki bu hammaddeler obeziteye yol açıp,diyabet, astım kalp-damar hastalıkları vekaraciğer hasarına neden oluyor. Meme veprostat kanseri riskini artırıyor.</p>
<p>Bu nedenle bu ürünleri kullanırken dikkat etmemiz gereken hususları aşağıdaki gibi özetleyebilirim;</p>
<p>Plastik kaplar veya pet şişeleri lütfen buzdolabına, özellikle de buzluğa koymayın, çünkü buz çözünürken kaptaki kimyasallar da çözünüyor.</p>
<p>Arabada bırakılanpet şişelerdeki suları buzdolabına tekrar koyup soğutup içmeyin. Özellikle de Hamile ve bebeklere pet şişelerden su içirmeyin.</p>
<p>Eve alınan damacanalardaki suyu hemen cam kaba boşaltın. Evlerinizde cam malzemeler kullanmaya özen gösterin. Cam biberon kullanın.</p>
<p>Sıcak çay, kahve gibi sıvıların sunulduğu plastik bardak ve plastik karıştırıcıların kullanımından kaçının. Sıcak yemeklerinizi plastik kaplara koymayın.</p>
<p>Plastik kapları mikrodalgaya koymayın. Belediyenin suyuna güveniyor iseniz ve belediye bizim suyumuz güvenilir diyor ise, taze su dediğimiz akan suyu yani musluk suyunu tercih edin.</p>
<p>Kırtasiye ürünlerinde ise, TSE ve CE simgelerinin bulunmasına mutlaka dikkat edin.</p>
<p>Kokulu ve süslü oyuncak ya da kırtasiye ürünlerini çocuğunuza almayın.</p>
<p>Uçucu yapıştırıcıları çocuklarınıza çok kullandırmayın.</p>
<p>Ucuz ve markası belli olmayan ürünleri almayın.</p>
<p>Tabi ki yukarıda saydıklarımızı artırabiliriz. Bilinçli bir yaşamı tercih edeceksek bu bilgilere ihtiyacımız var ve uymak zorundayız. Manevi iklimimizi güçlendirirsek ve spor yapmaya zaman ayırırsak ya da en azından yürüyüş yaparak, asansör yerine merdiveni tercih edersek inşallah daha sağlıklı olacağız.</p>
<p>Unutmayalım Kanser kaderimiz değildir, biz gerekli önlemleri alırız, başımıza gelirse tevekkül etmesini de biliriz…</p>
<p><em><strong>Prof. Dr. Hamdi Temel</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/kanser-kader-degildir-prof-dr-hamdi-temel-31272/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukluk Çağı Kanseri Nedir?</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/cocukluk-cagi-kanseri-nedir-22582</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/cocukluk-cagi-kanseri-nedir-22582#respond</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2016 17:59:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Dr. Ali AYDIN]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk çağı kanseri nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Uzm. Dr. Ali AYDIN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bolgegazetesi.com/?p=22582</guid>
		<description><![CDATA[ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERI NEDİR? Kanser vücutta bir dokunun anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan, çıktığı dokuyu harap eden ve ayrıca çevreye ve / veya uzak dokulara da yayılabilen kötü huylu bir hastalıktır. 0 &#8211; 17 yaş arasında görülen kanser türlerine çocukluk çağı kanserleri denir. ÇOCUKLARDA KANSER GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR? Dünyada yılda 160.000 çocuk, Türkiye’de ise yaklaşık [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERI NEDİR?</p>
<p>Kanser vücutta bir dokunun anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan, çıktığı dokuyu harap eden ve ayrıca çevreye ve / veya uzak dokulara da yayılabilen kötü huylu bir hastalıktır. 0 &#8211; 17 yaş arasında görülen kanser türlerine çocukluk çağı kanserleri denir.</p>
<p>ÇOCUKLARDA KANSER GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?</p>
<p>Dünyada yılda 160.000 çocuk, Türkiye’de ise yaklaşık 2.500-3.000 kadar çocuk kanser tanısı almaktadır. Kanser, çocuklarda yetişkinlere oranla çok daha nadirdir, ama yine de enfeksiyonlar, kalp hastalıkları ve kazalardan sonra 4. en sık ölüm sebebidir. Çocuklarda kanser yetişkinlere oranla 100 kez daha az görülür. Çocukluk çağı kanserleri tüm kanserlerin % 4’ünü oluşturur. Ülkemizde çocuk hastalarımızın çoğu ileri evrelerde gelmektedir. Buna rağmen sağ kalım oranı % 65 in üzerindedir. Erken tanı ile bu oran % 70-80’lere çıkabilir.</p>
<p>Çocuklarda görülen kanserler tipleri, tedaviye yanıt oranları ve uzun süreli sağ kalım açısından erişkin kanserlerinden çok farklılıklar gösterirler. Türkiye’de ve tüm dünyada çocukluk çağında en sık görülen hastalık lösemidir.  Çocukluk çağı kanserlerin %30’unu lösemiler, kalan %70’ini de solid tümörler oluşturur.</p>
<p>ÇOCUKLUK ÇAĞI TÜMÖRLERİ YETİŞKİNLERDE GÖRÜLEN TÜMÖRLERDEN FARKLI MIDIR?</p>
<p>Yetişkinlerde tümörler çocuklardan 100 kat daha sıktır ve görülen tümör  tipleri farklıdır. Günümüzde gelişmiş ülkelerde her 900 erişkinden biri çocukluk çağı kanser sağ kalanıdır (kanser geçirmiş ve kurtulmuştur). Örneğin meme, akciğer kanserleri çocuklarda görülmez. Çocuk tümörlerinde tedavi ile %60-70 oranında tam  şifa elde edilmektedir. Erişkinlerde alınan önlemlerle kanserlerin önemli bir kısmı önlenebilir, ,ayrıca tarama testleri ile  erken saptanabilir. Özellikle sigara içilmemesi ile akciğer kanserlerinin çoğu ve yine sigaranın etken olduğu gırtlak kanseri gibi birçok kanser önlenebilir.  Beslenme şeklinin düzeltilmesi, obesitenin önlenmesi, düzenli egzersiz ile kalıtsal olmayan birçok erişkin tipi kanserleri önlenebilir.</p>
<p>Kanser bulaşıcı bir hastalık değildir. Genelde kanser kalıtsal bir hastalık da değildir.</p>
<p>Çocukluk çağında kalıtsal olduğu bilinen kanser, bir göz tümörü olan herediter retinoblastomdur. Bazı kalıtsal hastalıklarda ise kanser riski artmıştır. Örneğin, ciltte yaygın sütlü kahverengi lekelerle seyreden nörofibromatosiste bazı tümörlerin görülme riski artar. Bağışıklık sisteminin baskılandığı hastalıklarda, özellikle lenf dokusundan köken alan kanserlerin gelişme olasılığı artmıştır. Halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen hastalığın etkeni Epstein Barr Virüsü, bazı lenfomaların ve nazofarenks kanserinin gelişmesinde rol oynayabilir. Hepatit B ve C virüsü, karaciğer kanserlerine yol açabilir. Tüm çocukların hepatit B aşısı olmaları çok önemlidir. Radyasyonun kanser oluşumundaki etkisini dünya acı örneklerle gözlemiştir. İkinci Dünya Savaşı’nda  atılan atom bombası sonrasında o bölgede çok sayıda kanser olguları saptanmıştır.</p>
<p>ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?</p>
<p>Çocukluk çağında kanserin erken tanısı için, erişkinlerde kullanılan tarama testleri mevcut değildir. O nedenle çocukluk çağı kanserlerinde, en sık görülen  uyarıcı bulgu ve belirtileri bilmek gerekir. En sık raslanan bulgu ve belirtiler şunlardır:</p>
<p>Kanserin tek bir ortak özelliği yoktur, her kanser türü kendine özgü belirtiler gösterir.</p>
<p>&#8211;Kanserler karşımıza ateş, iştahsızlık, solukluk, halsizlik, kilo kaybı, beslenme bozukluğu, gelişme geriliği, burun, diş eti kanaması, baş ağrısı, kusma, ateşsiz havale geçirme, dengesizlik, yürüme bozukluğu, görme bozukluğu, gözde kayma, kemik, eklem ağrısı, sebat eden öksürük, nefes darlığı, sebat eden ishal, kilo kaybı gibi genel belirtiler ile çıkabilir. Ancak her kanser türünün kendine özgü bulguları da vardır.</p>
<p>&#8211;Lösemi dışındaki kanserlerin çoğu vücutta belirli bir bölgede şişlik ve kitle oluşumu ile belirti verir. Genelde karında kitle ile kendini gösterirler. Erişkinde kanserin en sık bulgusu idrar ve gaita yapma alışkanlığında değişmedir.</p>
<p>&#8211;Ama örneğin beyin içindeki kitle dışarıdan görülemez, böyle bir kitle çevresindeki dokulara bası yaparak şiddetli ağrı, bulantı, kusma, felçlere neden olabilir.</p>
<p>&#8211;Bazı tümörler veya metastazları (tümör hücrelerinin bulundukları doku dışında başka bölgelere sıçramaları) omuriliğe baskı yaparlar. Hastalarda sırt ağrısı, idrarını ve dışkısını tutamama, kol ve bacaklarda uyuşma, karıncalanma gibi his ve kuvvet kaybı görülebilir.</p>
<p>&#8212;Küçük bebeklerde gözde kedi gözü parlaması gibi bir beyazlık göz içinde gelişen bir tümörün belirtisidir. Göz çevresinde morluk, gözde öne fırlama da tümör işareti olabilir. Üreme organlarından çıkan habis (kötü huylu) tümörler erken ergenlik belirtilerine yol açabilir.</p>
<p>&#8211;Devam eden karın ağrısı karın içi kanserlerin belirtisi olabilir. Çocuklarda en sık rastlanan tür olan kan kanserleri, ateş ve enfeksiyonla gelebileceği gibi solukluk ve deri kanamaları, dalak ve karaciğer büyümesine bağlı karın şişliği ve bezelerde büyüme ile karşımıza çıkabilir.</p>
<p>Çocuklarda iki santimetreden büyük bir lenf bezi varsa bunun nedeni kesinlikle araştırılmalıdır. Çocuklarda normalde boyun, kasık ve koltuk altında küçük lenf düğümleri elle hissedilebilir. Ama lösemiler, beze kanserleri ve birçok kanser metastaz yaparak lenf bezlerine yayılabilir.</p>
<p>&#8211;Kolda, bacakta, kalçada ağrı ile birlikte büyüyen şişlikler genellikle bir darbeye veya düşmeye atfedilir ve üzerinde durulmaz, oysa bu tip şişlikler bir kemik tümörünün belirtisi olabilir.</p>
<p>&#8211;Solukluk, kansızlık, basmakla solmayan küçük toplu iğne başına benzeyen peteşi şeklinde döküntü, ateş, ağızda yara: Lösemi ve nöroblastom bulgusu olabilir.</p>
<p>&#8211;Kemik ağrısı, şişlik, eklem ağrısı: Lösemi, nöroblastom, osteosarkom, EWS</p>
<p>&#8211;Ateş, kilo kaybı, gece terlemesi: Hodgkin lenfoma, non-hodgkin lenfoma</p>
<p>&#8211;Ağrısız 2 cm’den büyük bezeler: Lösemi, hodgkin lenfoma, NHL, burkitt lenfoma, tiroid kanseri.</p>
<p>&#8211;Cilt lezyonları: Lösemi, nöroblastom, Langerhans hücreli histiositoz, malanom</p>
<p>&#8211;Karında kitle:Nöroblastom, Wilms tümörü, Lenfoma</p>
<p>&#8211;Hipertansiyon: Nöroblastom, feokromasitoma, Wilms tümörü</p>
<p>&#8211;İshal: Nöroblastom, feokromasitoma, Wilms tümörü</p>
<p>&#8211;Diabetes insipitus(çok idrara çıkma), galaktore(memeden süt gelmesi), büyüme geriliği: Hipotalomo-hipofizer tümörler(Adenom, kraniofaringiom, prolaktinoma, LHH)</p>
<p>&#8211;Kusma, görme bozukluğu, baş ağrısı, göz dibinde papilloödem, kafa çifti felci, ataksi:</p>
<p>Primer beyin tümörü, metastazda görülür.</p>
<p>&#8211;Beyaz göz bebeği:Retinoblastomda görülür.</p>
<p>&#8211;Göz çevresinde morluk: Metastaz, rabdomiyosarkom, nöroblastom, lösemide görülebilir.</p>
<p>&#8211;Boyundaki sempatik sinir sistemini tutan tümörler: Miyoz, pitoz, her iki gözde farklı renge yol açar.</p>
<p>&#8211;Egzoftalmus, proptoz(Gözün öne çıkıntı yapması): Göz  küresi tümörü, RMS ve lenfomada görülür.</p>
<p>&#8211;Göğüs ön boşluğunda görülen tümörler: Germ hücreli tümörler, T hücreli lenfoma, Hodgkin hastalığı: havlar gibi öksürük, zatürre ile kendisini gösterebilir.</p>
<p>&#8211;Göğüs arka boşluğunda görülen tümörler: Omurilik basısı, yutma güçlüğü ile kendini gösterebilir.Nöroblastom ve nöroenterik kistdir.</p>
<p>Çocukluk çağında görülen kanserlerin  sıklık sırasına göre dağılımı şöyledir:</p>
<p>-Lösemiler(kan kanseri) %30</p>
<p>-Lenfomalar(Lenf bezesinden kaynaklanan kanserler) %13</p>
<p>-Santral sinir sistemi tümörleri(Beyin tümörleri)  %19</p>
<p>&#8211; Nöroblastom (İlkel sinir hücrelerinden köken alan kanserler) %8</p>
<p>&#8211; Yumuşak doku sarkomları (en sık rabdomiyosarkom görülür)   %7</p>
<p>&#8211; Wilms’ tümörü (böbrek tümörü)  %6</p>
<p>&#8211; Kemik tümörleri  (Osteosarkom, Ewing sarkomu) %5</p>
<p>&#8211; Diğer tümörler %12 (Retinoblastom (Göz tümörü), Germ hücreli tümörler,  Karaciğer kanserleri ve diğer kanserler)</p>
<p>1. Lösemi nedir?</p>
<p>Lösemi halk arasında kan kanseri diye bilinen hastalıktır. Bu hastalıkta çoğunlukla kemik iliğinden kaynaklanan ve bir tek hücrenin kanserleşmesi, daha sonra bu hücrenin bölünerek çoğalıp, önce kemik iliğini, daha sonra tüm organları istila etmesi durumu söz konusudur. Eğer tedavi edilmezse olay kısa sürede hastanın kaybı ile sonuçlanır.</p>
<p>2. Çocuklukta Lösemi görülür mü?</p>
<p>Çocuklarda en sık görülen kanser türü Lösemidir. Beyaz ırkta çocukluk çağında Löseminin ssıklığı 100.000 canlı doğumda yaklasik 5 kadardır.</p>
<p>3. Lösemi çocuklarda en sık hangi yaşlarda ortaya çıkar?</p>
<p>Lösemi en sık 2 &#8211; 5 yaşları arasında görülür. Bu dönem çocuklarda Lenf dokusunun en aktif oldugu dönemdir.</p>
<p>4. Çocuklarda Lösemiye neden olan faktörler nelerdir?</p>
<p>Herseyden önce tüm kanserler gibi Löseminin de genetik bir hastalık oldugunu, yani vücudumuzdaki kanser önleyici veya kanser yapıcı genlerdeki bazı bozukluklar sonucu ortaya çıktığını bilmek gerekir. Bu bozulmayı kolaylaştıran bazı faktörler vardır. Bunlar arasında iyonizan radyasyon, bazı virüsler, bazı kimyasal maddeler ve bazı genetik hastalıklar gibi.</p>
<p>5. Löseminin belirtileri nelerdir? Bir ebeveyn hangi durumlarda Lösemiden süphelenmelidir?</p>
<p>Löseminin klinik belirtileri birçok hastalık ile karışır. Halsizlik, istahsızlık, solukluk, düşmeyen ateş, deride morluklar veya küçük kırmızı kanama odakları, burun ve diş etlerinden kanama, karında şişlik, lenf bezlerinde büyüme, kol ve bacak ağrıları görülür.</p>
<p>6. Lösemi ölümcül bir hastalık mıdır ?  Bu hastalıkta sağ kalma oranı nedir?</p>
<p>Lösemi çocukluk çağında görülen kanserler arasında tedavi sansı en yüksek olanlardan biridir. Günümüzün modern tedavi protokolleri ile akut löseminin genel anlamda tedavi sansı %70 &#8211; 75 dir. Bazı Lösemi tiplerinde bu oran %90 in üzerine çıkmaktadır.</p>
<p>7. Lösemi tedavisi için yurt dışına gitmek gerekir mi, yoksa tedavi olanakları ülkemizde de mevcut mudur?</p>
<p>Ülkemizde Löseminin her türlü tedavisi en modern şartlarda ve yurt dışından çok daha ucuza yapılabilmektedir. Bunun için yurt dışına gitmek gereksizdir.</p>
<p>8.  Lösemi olusmasında yiyeceklerin bir rolü var mıdır?</p>
<p>Lösemi ile yiyecekler ve yiyecekler içindeki koruyucu maddeler arasında bugüne kadar herhangi bir ilişki gösterilememiştir.</p>
<p>9. Lösemi oluşmasında ebeveynin ihmali söz konusu mudur?</p>
<p>Hamilelik sırasında sigara içmek veya uyusturucu kullanmak  veya hamileliğin ilk 3 ayında röntgen çektirmek lösemiye yatkınlığa neden olur. Bu tür davranışlardan kaçınılmalıdır.</p>
<p>10. Lösemi tedavisi her hastanede yapılabilir mi?</p>
<p>Hayır, Lösemi tam donanımlı, Çocuk Kan ve Kanser Hastalıkları bölümü bulunan bir hastanede tedavi edilmelidir. Bu hastalığın tedavisi ancak bu konudaki uzman kisiler tarafindan yapılmalıdır.</p>
<p>KANSER NEDENLERİ</p>
<p>Çocukluk çağı kanserlerinin nedenleri halen bir çok bilim adamı tarafindan araştırılan bir konudur. Genetik ve çevresel faktörlerin birlikte etkili olduğu düşünülmektedir.  Sigara içmek, alkol tüketmek, çok yağlı beslenmek, obezite, zehirli kimyasallar ile çalışmak gibi sebepler yetişkinlerde görülen kanserlere zemin oluşturabilir, ama çocuklarda böyle bir neden pek yoktur.</p>
<p>1-Ailesel geçis : Bir ailede kanser görüldügünde anne ve babayı endiselendiren en önemli soru , diğer çocuklarinda da kanser görülüp görülmeyeceğidir ? Bu soruya hemen evet veya hayır demek zordur. Ancak kanserin bazı türlerinin ailsel geçis özelliği olabilir. Örneğin retinoblastom..</p>
<p>bilinmektedir. Genetik sendromlardan bloom sendromu, fanconi anemisi, kseroderma pigmentozum, gorlin-goltz sendromunda cilt kanseri sıklığı UV maruziyeti ile artar.</p>
<p>3-İyonize radyasyon: İonize radyasyonun lenfositlerde kromozomal anomalilere yol açarak kansere neden olabileceği ileri sürülmektedir. Hamilelik döneminde radyasyona maruz kalan annelerden doğan çocuklarda kanser görülme olasılığı diğer çocuklara oranla daha fazladır. Bilindiği gibi 2.Dünya savaşı sırasında Hiroshima ve Nagasaki’ye atılan atom bombasından sonra o bölgelerde yaşayan ailelerin çocuklarında kanser görülme insidansinin 3 kat daha fazla artmıştır.</p>
<p>Yine Çernobil’de nükleer kaza sonrası, yakın bölgede yaşayan çocuklarda, çok nadir görülen, tiroid kanser sıklığında artış gözlenmiştir.</p>
<p>4-Elektromagnetik dalgalar: 1979 yılında Werheimer ve Leeper tarafindan yapılan bir çalısmanın sonucunda elektromagnetik dalgaların ÇÇK’ne yol açabileceği (Bilhassa lösemi gelişebileceği) bildirilmistir.</p>
<p>Son yıllarda çok düşük frekanslı magnetik alanların (EFM) çocuklarda kanser gelişmesine etkileri üzerine çalışmalar yapılmış, nüfusun çoğunun maruz kaldığı evlerdeki EFM (evlerdeki mikrodalga fırın, televizyon, atari, tablet ve akılı telefonlardan)  vs. ile yayılan) ile anlamlı bir artış saptanmamıştır. Yüksek frekanslı magnetik alanların (yüksek gerilim hattı)etkisi üzerine çalışmalar sürmektedir.</p>
<p>5-Kimyasal ajanlar :Aflatoksinler, Aromatik aminler, arsenik, Asbestos, Benzen, sigara, Nikel, Polisiklik hidrokarbonlar,trikloroetilen ve polivinil klorid kansere yol açtığı bilinen kimyasal ajanlardır. Pesatori ve arkadaslari 1993 yılında Italya Sveso’daki bir endüstriyel kazadan sonra dioxin ile temas edenlerde kanser riskinin artmış olduğunu bildirmişler. İnsektisidlerinde(böcek ilaçları) kansere yol açabilir. Tarlalara sıkılan hormon tipi gübreler besinlere geçerek kanserojen etki yapabilir.</p>
<p>6-Viral enfeksiyonlar : Ebstein Barr virusünün NF kanseri, Burkitt lenfoma, T hücreli lenfoma, hodgkin hastalığı, bağışıklık yetersizliği olan AIDS’li hastalarda leiyomiyosarkoma neden olur.</p>
<p>Hepatit B virüsü: KC kanserine neden olur.</p>
<p>Hepatit C virüsü: KC kanserine ve Dalak lenfomasına neden olur.</p>
<p>HHV 8:Kaposi sarkomu, B hücreli lenfoma, bağışıklık yetersizliği olan AIDS’li hastalarda Castlemann hastalığına neden olur.</p>
<p>HTLV 1 ve 2 virüs: Erişkinde T hücreli lösemi ve lenfomaya neden olur</p>
<p>ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNİN TANISINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?</p>
<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tanısı için farklı yöntemlere başvurulur:</p>
<p>Laboratuvar testleri:</p>
<p>Tanı için kan, idrar, kemik iliği dokusu örneği alınıp laboratuvarda incelenebilir. Örneğin lösemilerde, basit bir kan sayımı ve kandaki hücrelerin mikroskop altında incelenmesi ile anormal hücrelerin görülmesi lösemi tanısını % 99 koydurur. Kesin tanı için kemik iliği tetkiki gerekir. Bazı tümörlerde bir takım hormonların düzeylerinde yükselme görülebilir (alfa-fetoprotein &#8211; AFP, beta human (insan) koryonik gonadotropin hormonu &#8211; Beta hCG. Böbreküstü bezi tümörlerinde kanda nöron spesifik enolaz (NSE) adı verilen bir enzimin ve idrarda vanil mandelik asitin (VMA) düzeyi artabilir.</p>
<p>• Görüntüleme Ultrasonografi (US) Örneğin karın içi kitlelerde, boyun, koltuk altı veya kol ve bacak kitlelerinde ultrasonografi yaparak kitlenin yapısı araştırılır.</p>
<p>Bilgisayarlı Tomografi (BT) Kitlenin yapısını, çevre ile ilişkisini ve diğer organlara yayılımını daha detaylı gösterir.</p>
<p>Manyetik Rezonans (MR) Kitlenin yapısını, çevre ile ilişkisini ve diğer organlara yayılımını daha detaylı gösterir. Pozitron Emisyon Tomografi / Bilgisayarlı Tomografi (PET/BT) Bazı tümörlerde öncelikli kullanılan bir tetkiktir.</p>
<p>• Ameliyat &#8211; Biyopsi Kitleden biyopsi alınarak ya da kitle veya lenf bezi çıkarılarak kesin tanıya gidilir.</p>
<p>KANSERDE TEDAVİNİN ETKİNLİĞİ</p>
<p>Cerrahi ve radyoterapiye, kemoterapinin eklenmesiyle çoğu çocukluk çağı kanserlerinde sağ kalım önemli ölçüde artmıştır. Günümüzde kansere yakalanan çocukların yaklaşık % 70’i tamamen  iyileşebilmektedir. Bu çocukların toplumun sağlıklı birer bireyi olarak uzun bir hayat yaşayabilmeleri için hem etkin tedaviyle  çocukları kanserden iyileştirmek, hem de tedaviyi geç yan etkilerin en az olacağı şekilde planlamak gereklidir.</p>
<p>Günümüzde çocukluk çağı  kanserlerinde,  klinik özellikler, biyolojik ve genetik özelliklerin yer aldığı evre veya risk sınıflamalarına göre tedaviler düzenlenmektedir. Ayrıca, bazı tümör türlerinde biyolojik tedaviler, hedeflenmiş tedaviler, aşı çalışmaları sürmektedir. Bunların bir kısmı etkili bulunurken, bir kısmında beklenen yarar saptanmamıştır. Birçok yeni ilaçların etkinliği çeşitli preklinik modellerde (invitro tümör hücre dizilerinde, deney hayvanlarında)  araştırılmakta, etkili bulunan  ilaçlar klinik çalışmalarda denenmektedir.</p>
<p>Spesifik tedaviler sırasında destek tedavisi (enfeksiyon önlemleri ve tedavisi, beslenme desteği vd.) çok önemlidir. Kanser tedavisi uzun ve zorlu bir süreçtir. Çocuklar belli süreler sosyal ortamlarından, arkadaşlarından, okullarından uzak kalmaktadırlar. Bu süreçte çocukların psikolojik ve sosyal yönden de desteklenmeleri gerekir.</p>
<p>Sonuç olarak, çocukluk çağı kanserlerinin tedavi şansları yüksektir. Tüm çocukların, gerek büyüme gelişmelerinin takibi, gerekse genel muayeneleri açısından düzenli doktor kontrolüne gitmeleri önemlidir. Unutulmamalıdır ki, erken tanı ile başarı daha da artmaktadır.</p>
<p>NÜKS NEDİR?</p>
<p>Hastalık ilk hastalık bölgesinde tekrar oluşabilir (lokal nüks) veya uzak dokulara yayılma (metastaz) şeklinde nüks edebilir. Lösemiler tedavi bitiminden sonraki ilk 2 yıl, tümörler de ilk 3 yıl içinde nüks edebilir. Bu süre içinde çocuğunuz doktoru tarafından çok yakından izlenmelidir.</p>
<p>KANSERE SEBEP OLAN RİSK FAKTÖRLERİNDEN KORUNMA YOLLARI NELERDİR?</p>
<p>-Çocuğunuzun organik besinlerle beslenmesi, radyasyondan, manyetik alanlardan uzak tutulması, olabildiğince doğal ortamda yaşaması, katkısız besinlerle ve mevsiminde çıkan taze besinlerle beslenmesi korunma açısından önemlidir.</p>
<p>-Gençlerimizi sigara ve alkolün zararları konusunda bilinçlendirmeliyiz. Erişkinlerde kanserin önlenmesine, ayrıca kalp rahatsızlıkları gibi birçok hastalığın önlenmesine yönelik etkisi kanıtlanmış olan, sağlıklı beslenme alışkanlığı (bol meyve, sebze, lifli gıdalar tüketme), düzenli egzersiz alışkanlığı küçük yaşlarda yerleştirilmelidir.</p>
<p>-Süt çocukları en az 2 yıl anne sütü ile beslenmelidir. Diğer besin maddeleri içinde bulunmayan immünomodülatörler(bağışıklığı artıran etkenler), kompleman faktörleri anne sütünde bulunur. MGFM sfingolipidleri kanser, Alzheimer ve multiple skleroz gelişimini engeller. Konjuge linoleik asit ve linolenik asit kanseri engeller. Butirik asit, kaprilik ve kaprik asit kanser gelişimini engeller. Büyük çocuklar günde en az 2 büyük bardak süt içmelidir. Çünkü bu maddeler inek sütünde de bulunur. Yarım lt geçilmemelidir.Demir eksikliği anemisi gelişebilir.</p>
<p>-Bağışıklık sisteminin her türlü enfeksiyon ya da allerjiye karşı inanılmaz aktive olabilmesi için hayatı tehdit eden ateş olmadığı sürece çocukların en az 3 gün ateşli olması iyi bir olaydır. Eğer ailede ateşden dolayı uzun nöbet geçiren birey öyküsü yoksa, döküntü yoksa, çocuğun beslenmesi iyiyse; çocukların 3 gün ateşli olması iyi bir durumdur. Ateşli bir çocuk günde 2 kez başdan aşağı kadar soyulup döküntü var mı diye bakılmalıdır.  Ateş insanı titretir. Titrerken kan dolaşımında en yüksek düzeyde bulanan bağışıklık sistemi elemanları mikropları öldürmektedir. Aslında bazı enfeksiyon etkenleri kanserede neden olmaktadır(Örneğin Human papilloma virüs, AIDS, ebstein barr virüs, CMV(Cytomegalovirüs), HTLV 1,2, Human herpes virüs 8 gibi….)Dolayısıyla ateşin düşürülmemesi bağışıklık sistemi hücrelerinin enfeksiyon etkenindeki antijenleri tanıma, hafıza oluşturma olaylarında maximal artış sağlayacaktır. Yine bu mikropların kanser oluşturma planınıda beden ateşi alt üst edecektir.</p>
<p>-Kanseri engellemek için hurma, incir, zeytin, üzüm, nar, kiraz, muz, yoğurt, kefir, kestane balı, keçiboynuzu özü ya da pekmezi, boza, işkembe, yeşil çay, ökse otu çayı, zerdaçal, zencefil, tahin yeterli miktarda tüketilmelidir.</p>
<p>-Günde 2.5 bardak kahve tüketmek kalın bağırsak kanserine engelliyor. Bağırsakta antioksidan etki yapıyor ve kalın bağırsak işlevine katkıda bulunuyor.</p>
<p>-Şişmanlık karaciğer yağlanması, reflü ve ülser yaparak  karaciğer, mide ve yemek borusu kanserine neden olmaktadır.</p>
<p>-Fast food tarzı beslenme, tütsülenmiş gıda, çok kızarmış gıda, bekletilmiş et ürünleri, fazlı yağlı beslenme kanser riskini artırır.</p>
<p>-Cips, gazlı içecekler, aroma, renklendirici, tatlandırıcı içeren besinler, mayonez, ketçap uzun dönemde kanser riskini artırır.</p>
<p>-Düzenli uyku uyunmalı ve spor yapılmalıdır.</p>
<p>-Sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.Sigara akciğer ve gırtlak kanserine neden olur. Alkol karaciğer kanserine neden olur.</p>
<p>-En kötü durumda bile mutlu olmanın yolu bulunmalıdır.</p>
<p>-Oruç tutmak kanser gelişimini engeller ve ömrü uzatır.</p>
<p>Not: Dışarda hafifden yağmurun sesi, gözümde aşkımın hasret nöbeti…..</p>
<p>Uzm Dr. Ali Aydın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/cocukluk-cagi-kanseri-nedir-22582/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KANSERE YAKALANMAMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/kansere-yakalanmamak-icin-yapilmasi-gerekenler-22229</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/kansere-yakalanmamak-icin-yapilmasi-gerekenler-22229#respond</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2016 14:19:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Dr. Ali AYDIN]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserden korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Uzm. Dr. Ali AYDIN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bolgegazetesi.com/?p=22229</guid>
		<description><![CDATA[KANSERE YAKALANMAMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER -Süt çocukları en az 2 yıl anne sütü ile beslenmelidir. Diğer besin maddeleri içinde bulunmayan immünomodülatörler(bağışıklığı artıran etkenler), kompleman faktörleri anne sütünde bulunur. -Bağışıklık sisteminin her türlü enfeksiyon ya da allerjiye karşı inanılmaz aktive olabilmesi için hayatı tehdit eden ateş olmadığı sürece çocukların en az 3 gün ateşli olması iyi [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KANSERE YAKALANMAMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p>-Süt çocukları en az 2 yıl <strong>anne sütü</strong> ile beslenmelidir. Diğer besin maddeleri içinde bulunmayan immünomodülatörler(bağışıklığı artıran etkenler), kompleman faktörleri anne sütünde bulunur.</p>
<p>-Bağışıklık sisteminin her türlü enfeksiyon ya da allerjiye karşı inanılmaz aktive olabilmesi için hayatı tehdit eden <strong>ateş </strong>olmadığı sürece çocukların en az 3 gün ateşli olması iyi bir olaydır. Eğer ailede ateşdendolayı uzun nöbet geçiren birey öyküsü yoksa, döküntü yoksa, çocuğun beslenmesi iyiyse; çocukların 3 gün ateşli olası iyi bir durumdur. Ateşli bir çocuk günde 2 kez başdan aşağı kadar soyulup döküntü var mı diye bakılmalıdır.Günahların titreyerek dökülmesi gibi,  ateşde insanı titretir. Titrerken kan dolaşımında en yüksek düzeyde bulanan bağışıklık sistemi elemanları mikropları öldürmektedir. Aslında bazı enfeksiyon etkenleri kanserede neden olmaktadır(Örneğin Human papilloma virüs, AIDS, ebsteinbarr virüs, CMV(Cytomegalovirüs), HTLV 1,2, Human herpes virüs 8 gibi….)Dolayısıyla ateşin düşürülmemesi bağışıklık sistemi hücrelerinin enfeksiyon etkenindeki antijenleri tanıma, hafıza oluşturma olaylarında maximal artış sağlayacaktır. Yine bu mikropların kanser oluşturma planınıda beden ateşi alt üst edecektir.</p>
<p>-Kanseri engellemek için hurma, incir, zeytin, üzüm, nar, kiraz, muz, yoğurt, kefir, kestane balı, keçiboynuzu özü ya da pekmezi, boza, işkembe, yeşil çay, ökse otu çayı, zerdaçal, zencefil, tahin yeterli miktarda tüketilmelidir.</p>
<p>-Düzenli uyku uyunmalı ve spor yapılmalıdır.</p>
<p>-Sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.</p>
<p>-En kötü durumda bile mutlu olmanın yolu bulunmalıdır.</p>
<p><strong>Not:</strong> Uzun yaşamak sırrı bedeni ateşken, kısa yaşamanın sırrı gönül ateşidir…</p>
<p><em><strong>Uzm. Dr. Ali AYDIN</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/kansere-yakalanmamak-icin-yapilmasi-gerekenler-22229/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
