<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Ahmet İnanır &#8211; BÖLGE GAZETESİ</title>
	<atom:link href="https://www.bolgegazetesi.com/haberler/doc-dr-ahmet-inanir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bolgegazetesi.com</link>
	<description>Gerçek Tarafsız Habercilik</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 12:18:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.6.29</generator>
	<item>
		<title>SIK GÖRÜLEN BU 4 AĞRIYA DİKKAT!</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/sik-gorulen-bu-4-agriya-dikkat-57233</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/sik-gorulen-bu-4-agriya-dikkat-57233#respond</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2022 09:54:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=57233</guid>
		<description><![CDATA[SIK GÖRÜLEN 4 AĞRIYA DİKKAT ! Yaşam boyunca herhangi bir dönemde ortaya çıkan ağrılar günlük hayatı zorlaştırıyor. Peki en sık görülen ağrılar hangileridir ? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.    BEL AĞRISI Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir.6 haftadan kısa [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>SIK GÖRÜLEN 4 AĞRIYA DİKKAT !</strong></h1>
<p><strong>Yaşam boyunca herhangi bir dönemde ortaya çıkan ağrılar günlük hayatı zorlaştırıyor. Peki en sık görülen ağrılar hangileridir ? </strong><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.   </strong></p>
<p><strong>BEL AĞRISI</strong></p>
<p>Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir.6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi bel ağrısı yaşayan insanların yaklaşık %30’u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren bel ağrılarına ise Kronik Bel Ağrısı adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek ağrı ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut ağrı döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerdeoyalanarak kronik hale gelmesidir.Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya bel yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak bel sorunları yaşamaya neden olmaktadır.</p>
<p><strong>KAS AĞRISI</strong></p>
<p>Stres vücudun hastalıklarla savaşmasını zorlaştırır. Hasta ve stresli olan insanların kaslarında, vücudun iltihaplanma ya da enfeksiyonla savaşmaya çalışmasından dolayı ağrı yaşanabilir. Ayrıca endişe, korku ve stres birleşerek immüniteyi düşürür ve kas, bel, boyun, baş,  hatta eklem ağrısına da neden olabilir. İnsanlar bilişsel ve başa çıkma  teknikler öğrenerek ve mümkünse stresli durumlardan uzaklaşarak stresle mücadele etmeye çalışabilirler.Bir kişi, beslenme düzenlerinden uygun besin maddelerini alamazlar ise kas ağrısı ve acısı yaşayabilir. B12 vitamin eksikliği bel ağrısına neden olan faktörler arasındadır.D vitamini, özellikle kasların düzenli çalışmasını sağlamada önemli bir faktör durumundadır. D vitamini kalsiyum emilimine yardımcı olur ve bu vitaminin eksikliği kalsiyum düşüklüğüne neden olabilir. Bu da kaslara ek olarak kemikleri ve organları etkileyebilecek bir durumdur.Vücudun yetersiz su oranına sahip olması anlamına gelen dehidrasyona maruz kalan bireylerde de şiddetli kas ağrısı problemi meydana gelebilir.Vücudun düzgün çalışmasını sağlamak için yeterli su içilmesi hayati bir durumdur. Çünkü vücutta yeterli sıvı olmaması, fonksiyonların yetersiz hale gelmesine neden olabilir.  Bu nedenle yeterli sıvı alımını bir alışkanlık haline getirmek gerekmektedir.Yetersiz uyku yada yetersiz dinlenme vücut üzerinde değişik belirtiler verebiliyor. Bunlardan biride baş ağrısı ve genel vücut ağrısı şeklinde tezahür eder. Yetersiz uyku, insanların halsiz hissetmesine neden olabilir.Yapılan aşırı<strong> </strong>aktivite, kas zorlanmasına ve ağrılara neden olabilir. Egzersiz adet haline getirmiş olmamak, yeni bir egzersize başlamak, normalden daha yoğun veya uzun süre egzersiz yapmak, ısınma hatası veya düzgün şekilde esnememek de kas veya bel boyun ağrısına neden olabilmektedir.Kalıtsal durumlar,<strong> </strong>Enfeksiyonlar, diğer Hastalıklar da  kas ağrısına neden olabilir. Anemi, Eklem iltihabı, Kronik yorgunluk sendromu, asimetrik yürüme (Topallama), Gripal enfeksiyonlar, Fibromiyalji Sendromu, miyofasiyal ağrı sendromu da diğer ağrı nedenleri arasında sayılabilir</p>
<p><strong>OMUZ AĞRISI</strong></p>
<p>Giyinirken ve soyunurken omuz hareketlerinde yaşanan kısıtlanma ve eli sırta götürmede zorlanmaya eşlik eden omuz ağrıları omuz donmasına işaret eder. Omuz çevresindeki kaslarda görülen sinir hasarına bağlı olarak oluşan omuz ağrılarına kas gücünde zayıflama eşlik edebilir. İç organ hastalıklarına bağlı olarak da omuz ağrısı gelişebilir. Göğüs hastalıkları, akciğer ve safra kesesi hastalıkları omuz ağrısına neden olabilir. Omuz sıkışma sendromu, kalsifik tendinit, omuzun yarı çıkıkları, omuz çevresindeki kaslara bağlı olarak gelişen zorlanma ağrıları miyofasiyal ağrı sendromu ve omuzda kireçlenme ağrılara neden olabiliyor.</p>
<p><strong>BOYUN AĞRISI</strong></p>
<p>Özellikle masa başı çalışan ve akıllı telefon kullanan bireylerde oluşan boyun fıtıkları, her yaş grubunu hatta çocukları ve gençleri daha çok etkileyen etkileyen ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Boyun fıtığı omurlar arasındaki kıkırdağımsı diskin ortasında ve içinde yer alan yumuşak jölemsi kısmın etrafındaki tabakalardan sızarak aşması ile dışarı yani olmaması gereken alana girmesi sonucu oluşur. Dışarı çıkan disk materyali omurga kanalının orta kısmından fıtıklaşırsa omuriliğe, kanalın yanından fıtıklaşırsa kola giden sinirlere baskı yapabilir ve ağrılı veya ağrısız halde bulunabiliyor</p>
<p>Orta bölümden çıkan fıtıklarda kişi ağrıyı; omuzlarda, boynunda ve kürek kemiklerinde veya sırtta hissedebilir. Yan tarafa yakın olan fıtıklaşmalarda ise hastanın kolunda ağrı, uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük hissi ile kendini belli edebilir. Ensede ağrı, boyun, omuz ve sırta vuran ağrılar, boyun hareketlerinde kısıtlılık, kas spazmı, kollarda ve ellerde uyuşma, uyuşukluk hissi, kollarda incelme, kol ve elde kas gücü azalması görülebilir. Tüm bu bulgular insanların yaşamını etkileyerek hayatı zorlaştırır hatta çekilmez bir hal alabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/sik-gorulen-bu-4-agriya-dikkat-57233/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AĞRI KESİCİLER FITIĞI TEDAVİ ETMEZ!</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/agri-kesiciler-fitigi-tedavi-etmez-55384</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/agri-kesiciler-fitigi-tedavi-etmez-55384#respond</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2021 17:23:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=55384</guid>
		<description><![CDATA[AĞRI KESİCİLER FITIĞI TEDAVİ ETMEZ! Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.        Özellikle çalışan kesimi etkisi altına alan bel ve boyun fıtıkları her yaş grubunda ortaya çıkan ve gittikçe artan önemli bir sorundur. Bilinmesi gereken şu ki; Fıtıklarda ağrı kesici kullanmak fıtığı tedavi etmeyi değil ağrıyı kesmeyi amaçlar. Bel ve boyun [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>AĞRI KESİCİLER FITIĞI TEDAVİ ETMEZ!</strong></h1>
<h2><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır</strong><strong> konu hakkında önemli bilgiler verdi.</strong>       <strong><br />
</strong></h2>
<p>Özellikle çalışan kesimi etkisi altına alan bel ve boyun fıtıkları her yaş grubunda ortaya çıkan ve gittikçe artan önemli bir sorundur. Bilinmesi gereken şu ki; Fıtıklarda ağrı kesici kullanmak fıtığı tedavi etmeyi değil ağrıyı kesmeyi amaçlar.</p>
<p><strong>Bel ve boyun fıtıkları nasıl oluşur ?</strong></p>
<p>Omurlar arasında olan ve süspansiyon görevi gören disk aniden veya yavaş yavaş bozulabilmekte  veya bozulmaya devam etmekte ve dış tabakaları yırtılabilmekte, diskin merkezinde olan jöle kısım dışa sızarak sinire basınç veya bası yaparak ağrı gibi bulgulara neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Belirtileri nelerdir ?</strong></p>
<p>En sık bulgu olarak ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kuvvet kaybı ile karşımıza çıkmaktadır. Çok nadiren de cerrahi gerektirebilen düşük ayak ve idrar veya gaita kaçırma bulgularına neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>Bel ve boyun fıtıklarında ağrı kesici kullanmak ne kadar etkilidir ?</strong></p>
<p>Bilinçli olarak ağrıyı kesmeyi hedefleyerek verilen ve hasta tarafından tedavi edileceği zannı ile kullanılan ağrı kesiciler birçok hastalığın ağrı semptomunu ortadan kaldırmayı amaçladığı ortaya çıkmıştır. Ağrı kesmeyi hedefleyen tedavi tarzında ağrıyı ortaya çıkaran sebebin ortadan kaldırılmaması nedeni ile hastanın gelecek yıllarda daha ciddi problemlerle karşı karşıya kalmasına zemin hazırlayabilmektedir.</p>
<p>Bilimsel araştırmalar ve istatistiki çalışmalar sık ve yüksek dozda <u>ağrı kesici</u> kullanan hastalarda fıtık oluşumunun veya büyümesinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ağrıyı hissetmeyen hasta iyileştiği zannına kapılarak rahat hareket etmekte ve fıtık iyileşmesi bozulmakta ve durum kronikleşerek iyileşme sürecinin uzamasına veya kalıcı olmasına zemin hazırlayabilmektedir. Akla gelen soru şudur; ağrı kesiciler şu an yaşanılan ağrıyı kesmeyi hedefleyerek ilerde çekilecek yeni ve daha ciddi ağrılara zemin mi hazırlamaktadır?</p>
<p><strong>Bel ve boyun fıtığının tanısı nasıl konulur ?</strong></p>
<p>Doğru tanı öncelikle Fizik Tedavi veya Beyin Cerrahi uzmanı tarafından yapılan muayene ile konulabilir. Diğerleri hataya açıktır. Gerekir ise röntgen, MRI, BT ve EMG çekilerek tanı netleştirilebilir.</p>
<p><strong>Tedavileri nelerdir ?</strong></p>
<p>Boyun ve bel fıtığı olan hasta mutlak surette konuya hakim bir uzman hekim/hekimler  tarafından muayene ve tedavi edilmelidir. En önemli konu hangi tedavinin gerektiği veya öncelikle gerekmediği konusudur. Bu bakımdan bu kararı DOĞRU OLARAK VEREBİLECEK UZMAN BİR DOKTOR arayıp bulmak çok önem arzetmektedir. Tedavide önceliği hastanın eğitimi almalıdır. Hastaya doğru duruş ve oturma pozisyonu öğretilmelidir. Boyun fıtıklarının çok büyük çoğunluğu ameliyatsız iyileşir veya zararsız hale gelebilir. Hastanın bel boyun, bacak, kol ve ellerinde ilerleyici güç kaybı varsa bile hemen cerrahi önermek bir hatadır. Tedaviye cevap vermez ve tedaviye rağmen ilerleme olur ise cerrahi karar verilmesi uygun bir tavır olacaktır. Sadece ağrıyı hedef alan uygulamaların tasvip görmediğini belirtmekte yarar vardır. Tedavi adı üstünde fıtıklaşan kısmın yerine döndürülmesini hedeflemelidir. Ameliyat ise diskin dışarı sızan kısmının çıkarılıp atılmasını amaçlamaktadır. Boyun ameliyatları boynun ön kısmından yapılagelmesi nedeniyle  takviye bir yapay sistem konulmasını kaçınılmaz hale getirmektedir. Bel ameliyatları ise omurganın temel yük taşıma zeminini dahada zayıflatmaktadır. Bu bağlamda bel ve boyun hastası çok ayrı bir titizlikle ele alınmalı ve komisyon kararı (multisipliner) olmadan cerrahi yaklaşım öngörülmemelidir</p>
<p><strong>Kısaca korunma yolları</strong></p>
<p>En güzel tedavi korunma, en güzel ilaç egzersizdir. Bel ve Boyun fıtığına yakalanma riskini en aza indirmek için günlük yaşam esnasında bel ve boyun fıtığına sebep olabilecek hayat tarzından uzak durmak gerekir. Ayrıca akıllı telefon ile uzun süre oyalanmaktan uzak durmak (boyunu öne eğerek kesinlikle yapılmamalı) ve uzun süre bilgisayar başında çalışmayıp aralar vererek çalışma alışkanlığı kazanmak fıtık gelişme riskini azaltacaktır. Bele açı vererek yük kaldırma ve uzun süre oturma veya ayakta durma alışkanlığından vazgeçilmelidir. Seyahatler esnasında tedbirli olmak ayrıca önemli bir önlem olacaktır. Herhangi bir ağrılı durum başımıza geldiğinde durumu önemseyip, Uzman bir doktora muayene olarak durumumuz hakkında doğru bir bilgi alarak hayata devam etmek, bize bilinçli bir hayat yaşama fırsatı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/agri-kesiciler-fitigi-tedavi-etmez-55384/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYATI ZORLAŞTIRAN 4 AĞRIYA DİKKAT!</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/hayati-zorlastiran-4-agriya-dikkat-55222</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/hayati-zorlastiran-4-agriya-dikkat-55222#respond</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2021 11:56:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=55222</guid>
		<description><![CDATA[HAYATI ZORLAŞTIRAN 4 AĞRIYA DİKKAT! Yaşam boyunca herhangi bir dönemde ortaya çıkan ağrılar günlük hayatı zorlaştırıyor. Peki en sık görülen ağrılar hangileridir ? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.    BEL AĞRISI Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir.6 [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>HAYATI ZORLAŞTIRAN 4 AĞRIYA DİKKAT!</strong></h1>
<p><strong>Yaşam boyunca herhangi bir dönemde ortaya çıkan ağrılar günlük hayatı zorlaştırıyor. Peki en sık görülen ağrılar hangileridir ? </strong><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.   </strong></p>
<p><strong>BEL AĞRISI</strong></p>
<p>Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir.6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi bel ağrısı yaşayan insanların yaklaşık %30’u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren bel ağrılarına ise Kronik Bel Ağrısı adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek ağrı ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut ağrı döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerdeoyalanarak kronik hale gelmesidir.Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya bel yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak bel sorunları yaşamaya neden olmaktadır.</p>
<p><strong>KAS AĞRISI</strong></p>
<p>Stres vücudun hastalıklarla savaşmasını zorlaştırır. Hasta ve stresli olan insanların kaslarında, vücudun iltihaplanma ya da enfeksiyonla savaşmaya çalışmasından dolayı ağrı yaşanabilir. Ayrıca endişe, korku ve stres birleşerek immüniteyi düşürür ve kas, bel, boyun, baş,  hatta eklem ağrısına da neden olabilir. İnsanlar bilişsel ve başa çıkma  teknikler öğrenerek ve mümkünse stresli durumlardan uzaklaşarak stresle mücadele etmeye çalışabilirler.Bir kişi, beslenme düzenlerinden uygun besin maddelerini alamazlar ise kas ağrısı ve acısı yaşayabilir. B12 vitamin eksikliği bel ağrısına neden olan faktörler arasındadır.D vitamini, özellikle kasların düzenli çalışmasını sağlamada önemli bir faktör durumundadır. D vitamini kalsiyum emilimine yardımcı olur ve bu vitaminin eksikliği kalsiyum düşüklüğüne neden olabilir. Bu da kaslara ek olarak kemikleri ve organları etkileyebilecek bir durumdur.Vücudun yetersiz su oranına sahip olması anlamına gelen dehidrasyona maruz kalan bireylerde de şiddetli kas ağrısı problemi meydana gelebilir.Vücudun düzgün çalışmasını sağlamak için yeterli su içilmesi hayati bir durumdur. Çünkü vücutta yeterli sıvı olmaması, fonksiyonların yetersiz hale gelmesine neden olabilir.  Bu nedenle yeterli sıvı alımını bir alışkanlık haline getirmek gerekmektedir.Yetersiz uyku yada yetersiz dinlenme vücut üzerinde değişik belirtiler verebiliyor. Bunlardan biride baş ağrısı ve genel vücut ağrısı şeklinde tezahür eder. Yetersiz uyku, insanların halsiz hissetmesine neden olabilir.Yapılan aşırı<strong> </strong>aktivite, kas zorlanmasına ve ağrılara neden olabilir. Egzersiz adet haline getirmiş olmamak, yeni bir egzersize başlamak, normalden daha yoğun veya uzun süre egzersiz yapmak, ısınma hatası veya düzgün şekilde esnememek de kas veya bel boyun ağrısına neden olabilmektedir.Kalıtsal durumlar,<strong> </strong>Enfeksiyonlar, diğer Hastalıklar da  kas ağrısına neden olabilir. Anemi, Eklem iltihabı, Kronik yorgunluk sendromu, asimetrik yürüme (Topallama), Gripal enfeksiyonlar, Fibromiyalji Sendromu, miyofasiyal ağrı sendromu da diğer ağrı nedenleri arasında sayılabilir</p>
<p><strong>OMUZ AĞRISI</strong></p>
<p>Giyinirken ve soyunurken omuz hareketlerinde yaşanan kısıtlanma ve eli sırta götürmede zorlanmaya eşlik eden omuz ağrıları omuz donmasına işaret eder. Omuz çevresindeki kaslarda görülen sinir hasarına bağlı olarak oluşan omuz ağrılarına kas gücünde zayıflama eşlik edebilir. İç organ hastalıklarına bağlı olarak da omuz ağrısı gelişebilir. Göğüs hastalıkları, akciğer ve safra kesesi hastalıkları omuz ağrısına neden olabilir. Omuz sıkışma sendromu, kalsifik tendinit, omuzun yarı çıkıkları, omuz çevresindeki kaslara bağlı olarak gelişen zorlanma ağrıları miyofasiyal ağrı sendromu ve omuzda kireçlenme ağrılara neden olabiliyor.</p>
<p><strong>BOYUN AĞRISI</strong></p>
<p>Özellikle masa başı çalışan ve akıllı telefon kullanan bireylerde oluşan boyun fıtıkları, her yaş grubunu hatta çocukları ve gençleri daha çok etkileyen etkileyen ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Boyun fıtığı omurlar arasındaki kıkırdağımsı diskin ortasında ve içinde yer alan yumuşak jölemsi kısmın etrafındaki tabakalardan sızarak aşması ile dışarı yani olmaması gereken alana girmesi sonucu oluşur. Dışarı çıkan disk materyali omurga kanalının orta kısmından fıtıklaşırsa omuriliğe, kanalın yanından fıtıklaşırsa kola giden sinirlere baskı yapabilir ve ağrılı veya ağrısız halde bulunabiliyor</p>
<p>Orta bölümden çıkan fıtıklarda kişi ağrıyı; omuzlarda, boynunda ve kürek kemiklerinde veya sırtta hissedebilir. Yan tarafa yakın olan fıtıklaşmalarda ise hastanın kolunda ağrı, uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük hissi ile kendini belli edebilir. Ensede ağrı, boyun, omuz ve sırta vuran ağrılar, boyun hareketlerinde kısıtlılık, kas spazmı, kollarda ve ellerde uyuşma, uyuşukluk hissi, kollarda incelme, kol ve elde kas gücü azalması görülebilir. Tüm bu bulgular insanların yaşamını etkileyerek hayatı zorlaştırır hatta çekilmez bir hal alabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/hayati-zorlastiran-4-agriya-dikkat-55222/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÜNE AĞRILI UYANIYORSANIZ DİKKAT!</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/gune-agrili-uyaniyorsaniz-dikkat-54913</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/gune-agrili-uyaniyorsaniz-dikkat-54913#respond</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Sep 2021 13:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[topuk dikeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=54913</guid>
		<description><![CDATA[GÜNE AĞRILI UYANIYORSANIZ DİKKAT! Sık görülen problemlerden biri olan topuk dikeni hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi. Topuk Dikeni Nedir ? Nasıl oluşur ? Topuğunuzun altında can sıkıcı bir ağrı mı var ? Yürümek sizin için bir işkence mi ? Sabah kalktığınızda topuğunuzun üzerine basamıyor musunuz ? O zaman büyük ihtimalle sizde topuk dikeni var demektir denilse de [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>GÜNE AĞRILI UYANIYORSANIZ DİKKAT!</strong></h1>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Sık görülen problemlerden biri olan topuk dikeni hayatı olumsuz yönde etkiliyor. </strong><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Topuk Dikeni Nedir ? Nasıl oluşur ?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Topuğunuzun altında can sıkıcı bir ağrı mı var ? Yürümek sizin için bir işkence mi ? Sabah kalktığınızda topuğunuzun üzerine basamıyor musunuz ? O zaman büyük ihtimalle sizde topuk dikeni var demektir denilse de bu ağrı palntar fisitisdenen duruma bağlıdır. Topuk dikeni oluşmasının sebebi ayak tabanında bulunan ve kemikleri örten kalın zarın (plantarfasia) normalden fazla gerilmesi nedeniyledir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sıklıkla kas ve bağ dokusunda görülen uzun süreli gerginliğin sonucudur. Sert yüzeylerde yürümek, koşmak veya zıplamaktan kaynaklanan tekrarlayıcı stres, aşırı kilo topuk dikeninin yaygın bir nedenidir.Topuk dikeni, ayak  ayak tabanında bulunan plantar fasia adlı zarın kronik olarak zedelenmesi sonucu oluşan bir sağlık sorunudur. Bir kemik hastalığı değildir. Ayağın iç kısmında bulunan ve ayağın uzun arkı denilen çukurluk sayesinde ayağa gelen yükler dengeli bir şekilde dağıtılarak yumuşak dokular ve kemiklere aşırı yük gelmesi engellenir. Aşırı ayakta durma, ayağın arkının çökmesi, uzun uzun yürüyüşler, kötü ve yanlış ayakkabı kullanımı nedeniyle bu arkı destekleyen plantar fasiaadlı taban zarı aşırı gerginleşir. Bu zedelenme sonucunda (kronik zedelenme) plantar fasiada kalınlaşma ve özellikle topuk kemiğine yapıştığı yerde yumuşak doku ödemi meydana gelir. Ayak tabanında oluşan bu romatizmal duruma plantarfasiit denir.Hastalık ilerlemeye başladıkça bu zar kalınlaşmaya başlar ve  topuk kemiğine yapıştığı noktada kronik zedelenmeler ilerlemeye  başlar. Vücutta bu kısımda yeni kemik oluşturarak stresi en aza indirmeye çalışır. Oluşan kemik yapısı sivri bir şekil oluşturduğunda buna topuk dikeni denir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Topuk dikeni belirtileri nelerdir ?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">En önemli belirtisi ayakta oluşan ağrıdır. Bu ağrı özellikle sabahları daha da belirgin hale gelir. Sabah yataktan kalkınca bu ağrı nedeniyle kişi bir süre topuğunun üzerine basmakta zorlanır. Hastalık ilerleme gösterince sabah görülen ağrılar tüm gün kendini göstermeye başlar. Topuklu ve sert tabana sahip ayakkabıların giyilmesi zorlaşır. Daha da ağır hastalarda bu ağrılar dinlenme halinde bile devam edebilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Topuk dikeni tanısı nasıl konulur ?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Topuk dikeni ilerlememiş evresindeyse muayene ile tanı konulabilir. Ayrıca MR ve bazen Ultrason görüntüleme ile taban zarındaki ödem ve kalınlaşma tespit görüntülenebilir.Basit bir röntgen ile de tanı koyulabilir. Ancak önemli bir nokta var ki ayak altı ağrısı ve topuk dikeni iltahaplı omurga romatizmasının ilk belirtisi de olabilir. Ayrıca Fibromiyaljisendromu olan hastalarda da görülebilir. Özellikle topuk arkasında da ağrı varsa ve tedaviye dirençli ise bu hastalık önemsenmeli ve mutlaka araştırılmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Topuk dikeninde kullanılan tedaviler nelerdir ?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Topuk dikeni tedavisinde amaç ayağa binen basıncı azaltmak, ağrı ve iltihabı kontrol altına almak, doku iyileşmesini teşvik etmek ve yumuşak dokuların esnekliğini artırmaktır. İstirahat. Bol miktarda istirahat ayağa uygulanan baskıyı azaltarak etkilenen bölgedeki iltihabi durum ve ilişkili ağrı ve şişliğin azaltılmasına yardımcı olabilir.Buz tatbiki. Buz tatbiki iltihabı baskılayarak ağrı ve şişliği azaltmaya yardımcı olabilir.Halka şeklindeki tabanlıklar topuktaki baskıyı almak için ayakkabının içine yerleştirilerek kullanılır.Gece ateli, Germe egzersizleri, Fizik tedavi, Darbe emici spor ayakkabı,ayaktaki yumuşak dokulara uygulanan basıncı hafifletmeye ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.Antienflamatuar ilaçlar,  iltihabi süreci baskılayarak şişliği azaltmaya yardımcı olabilir. Ekstrakorporeal şok dalgası tedavisi (ESWT). Yüksek enerjili ses dalgaları ilgili bölgeye yönlendirilerek plantar fasyadaki hasarın iyileşmesine yardım edebilir. Radyoferkans uygulanabilir. Proloterapi. Hasarlı yumuşak dokuya dekstroz enjekte edilerek iyileşme süreci ne katkı sağlanır. PRP topuk bölgesine enjekte edilerek doku iyileşmesi hızlandırılır. Akupunktur, lazer ışınları vücudun iyileşme ve tamir mekanizmalarını uyarır.Nadir durumlarda, topuk dikenini çıkarmak için ameliyat gerekebilir.  Çoğu olguda diğer tedaviler yeterli olmaktadır ve ameliyata gerek kalmamaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/gune-agrili-uyaniyorsaniz-dikkat-54913/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BEL FITIĞI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/bel-fitigi-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar-2-53931</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/bel-fitigi-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar-2-53931#respond</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2021 13:02:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=53931</guid>
		<description><![CDATA[BEL FITIĞI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.  En yaygın sağlık sorunlarından biri olan bel fıtığı, toplumumuzda her 10 kişiden 8&#8217;nde görülmektedir. Ancak bel fıtığı ile ilgili yanlış bilinen doğrular insanların kafasında çok ciddi karışıklığa neden olabiliyor. Peki nedir bu doğru bilinen yanlışlar ? Ve doğru [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="font-weight: 400;"><strong>BEL FITIĞI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR</strong></h1>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır</strong><strong> konu hakkında önemli bilgiler verdi.</strong> <strong><br />
</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">En yaygın sağlık sorunlarından biri olan bel fıtığı, toplumumuzda her 10 kişiden 8&#8217;nde görülmektedir. Ancak bel fıtığı ile ilgili yanlış bilinen doğrular insanların kafasında çok ciddi karışıklığa neden olabiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Peki nedir bu doğru bilinen yanlışlar ? Ve doğru olan nedir?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Her bel ağrısı fıtıktır</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru:</strong> Bel ağrılarının %95 nedeni fıtık değildir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Bel Fıtığı Olan Kişilerde Ağrı Mutlaka Olmalıdır </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru: </strong>Fıtık için ağrı, uyuşma-karıncalanma, kuvvet kaybı şart gibi görülüyor olmasına rağmen fıtığı olupta hiçbir bulgu ermeyen bireylerin  sayısı oldukça çoktur.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Bel Fıtığı Sadece Ağır Kaldıranlarda Görülür </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru: </strong>Kilo başta olmak üzere sürekli oturmak, sürekli ayakta iş yapmak, eğilerek yapılan ev işleri cinsel aktiviteler, yanlış yapılan sporlar hatta plates bile fıtığa neden olabilmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Sert Yerde Yatmak Fıtığa İyi Gelir </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru: </strong>Bireyin kilosuna göre yatak seçimi önemlidir. Genellikle ortopedik yatak ön plana çıkmaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Hareket etmek yerine oturmak tercih edilmelidir</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru:</strong> Oturmak bele binen yükü artırır, 10-20 dakikadan fazla sürekli oturulmamalıdır. Ve sürekli ayakta durulmamalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Sürekli Korse Takmak Gereklidir</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru:</strong><strong> </strong>‘’Korse beldeki kasların zayıflamasına yol açar’’ düşüncesi de yanlıştır. Alçı durumu gibi düşünülmesi bilgi eksikliğidir. Son yayınlar ‘’Doktorunuzun uygun gördüğü kadar korse takabilirsiniz’’ fikrine sahiptir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Fıtık hastasına kilo zarar vermez.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru:</strong> Omurga hastalıklarında kilo çok önemli bir etkendir. Fıtığın iyileşmesini engeller. Yeni fıtık oluşmasına katkı sağlar.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Her Bel Fıtığı Mutlaka Ameliyat Demektir </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru: </strong>Bel fıtığında ameliyat zarar veren bir işlemdir. Ancak mecburi ameliyat gerektiren durumlarda ameliyatın bu zara verici etkisine göz yummak zorunda kalırız. Gerçek tedavi fıtıklaşan kısmın yerine geri döndürülmesidir. Aksi halde hastanın ileriki aylar-yıllar içinde yeni problemler yaşamasına sebep olmuş oluruz. Tekrar belirtmek gerekirse Ameliyat kararı detaylıca incelenerek bir komisyon kararı ile verilmelidir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Bel fıtığını her doktor tedavi edebilir !!!</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru: </strong>‘’Bel fıtığından değil yanlış tedaviden korkun’’, hatta gecikmekten ve geciktirilmekten korkun. Mutlaka bu konuda uzman ve tecrübeli doktorları seçiniz. Aksi takdirde tedavi süreci gecikme sebebiyle bile zora sokulmaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Fıtık hastasıyım hayatıma ilaçla devam ediyorum</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru: </strong>Oluşmuş olan fıtığın küçülmesi için gerekli önlemler ve egzersiz programı öğretilmeli, yeni bir hayat tarzına başlamalıdır. Kişi uzun süre aynı pozisyonda kalmamalı, oturma ve ayakta kalma süresi kısa tutulmalıdır. Oturulan koltuklarda bel kavsini destekleyen bir yastığın kullanılması alışkanlık haline getirilmelidir. Yere eğilmek yerine çömelerek işlerin yapılmasına özen gösterilmelidir. Yatmak için ortopedik yatak seçimine dikkat edilmelidir. Yataktan kalkarken, yan yatılarak kollardan destek alınarak oturulmalı, sonra ayağa kalkılmalıdır. Ayrıca gerekli ise kilo kontrolü bakımından bir diyet programına başlanmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Bel Fıtığı Ameliyatı Çok Zararlıdır</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru: </strong>Bel fıtığı ameliyatı zatında vücuda zarar verir ancak mutlak gerekli vakalarda yapılmak zorundadır. Kolayca yapılacak bir işlem değildir. Ve kolayca karar verilmesi hiç doğru değildir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yanlış: Hastalar ameliyat sonrası hemen işe dönebilir.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Doğru: </strong>Hastanın kolayca işe döndürülmesi, bir hatadır. Hastaların ameliyat sonrası disk yüksekliği azalır. Ve son derece dikkat etmelidir. Yoksa ileride fıtık çıkmasına, dejeneratif disk gelişmesine ve kireçlenmeye zemin hazırlanmış olur.</p>
<p><strong>Yanlış: Hasta ameliyat sonrası araba kullanabilir, yürüyebilir.</strong></p>
<p><strong>Doğru:</strong> Hastanın araba kullanması bir fıtık davetçisidir. Yürümesi de fıtık davetçisidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/bel-fitigi-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar-2-53931/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAREKETSİZLİK KAS AĞRILARINA NEDEN OLUYOR!</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/hareketsizlik-kas-agrilarina-neden-oluyor-53850</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/hareketsizlik-kas-agrilarina-neden-oluyor-53850#respond</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 19:19:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>
		<category><![CDATA[kas ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=53850</guid>
		<description><![CDATA[HAREKETSİZLİK KAS AĞRILARINA NEDEN OLUYOR Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.    Özellikle tam kapanma döneminde olduğumuz şu günlerde sağlıklı ve zinde olmak için hareketli olmayı ihmal etmemeliyiz.Her zamankinden daha fazla evde kalınan ve sabit oturulan bu dönemde hareketsiz kalındığı zaman kaslar hızla zayıflayabilir, esnekliği azalabilir ve vücut direnci düşebilir.Hareketsizlik ayrıca [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>HAREKETSİZLİK KAS AĞRILARINA NEDEN OLUYOR</strong></h1>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.</strong>   <strong><br />
</strong></p>
<p>Özellikle tam kapanma döneminde olduğumuz şu günlerde sağlıklı ve zinde olmak için hareketli olmayı ihmal etmemeliyiz.Her zamankinden daha fazla evde kalınan ve sabit oturulan bu dönemde hareketsiz kalındığı zaman kaslar hızla zayıflayabilir, esnekliği azalabilir ve vücut direnci düşebilir.Hareketsizlik ayrıca obeziteye, iskelet sistemi bozukluğuna, omurga ve kas ağrılarına da neden olabilir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Günlük hayatta hemen hemen herkesin yakındığı kas ağrıları, yorgunluk ve sakatlıkların yanı sıra daha ciddi durumların habercisi olabilir. Kimi zaman kas ağrıları birkaç gün içerisinde ortadan kalkarken kimi zaman da kronikleşerek sürekli bir hal alabilirler. Birkaç gün içerisinde geçen kas ağrıları büyük sorunlara neden olmazken uzun süren ve kalıcı hale gelebilen kas ağrıları kişilerin günlük hayatını hem aktivite yönünden hem de psikolojik açıdan kötü yönde etkiler ve yaşam konforunda ciddi oranda azalmaya neden olur. Kas ağrılarının sürekli bir hal aldığı ve kişinin hayatını olumsuz etkilediği bu kronik durumlara miyalji adı verilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Kas Ağrılarının Neden Olur ?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Stres,yanlış ya da eksik beslenme,yetersiz su tüketimi,düzensiz uyku,aşırı aktivite,fazla kilo,Kalıtsal durumlar,<strong> e</strong>nfeksiyonlar, diğer hastalıklar da  kas ağrısına neden olabilir. Anemi, Eklem iltihabı, Kronik yorgunluk sendromu, asimetrik yürüme (Topallama), Gripal enfeksiyonlar, Fibromiyalji Sendromu, miyofasiyal ağrı sendromu da diğer ağrı nedenleri arasında sayılabilir</p>
<p><strong>Kas  Ağrılarından Korunmak için;</strong></p>
<p>Düzenli egzersiz yapılması kronikleşen ve miyalji haline gelen kas ağrılarının ortadan kaldırılabilmesi için çok önemlidir. Aerobik egzersizler, esneme ve germe egzersizleri, dayanıklılık egzersizleri gibi egzersizlerin doğru şekilde ve düzenli olarak yapılması kasların güçlenmesini ve daha esnek hale gelmesini sağlayarak miyalji görülme oranını azaltır. Egzersiz sırasında önemli olan, yapılan hareketlerin uzman tavsiyesinde ve doğru şekilde uygulanmasıdır. Doğru yapılmayan egzersizler ağrıların artmasına ve başka sakatlıklara neden olabilir.</p>
<p><strong>Evde Yapılabilecek Egzersiz Önerileri;</strong></p>
<p>Evde koridorunuzda günde birkaç kez 5-7 dakikalık yürüyüşler yapabilirsiniz.Eğer terasınız varsa bu süreyi 10 dakikaya kadar çıkarabilirsiniz. Uzun süre oturmaktan vazgeçip, arada kalkarak adım atmak tüm vücudunuz için faydalı olacaktır. Evde kalınan bu dönemde yürüyüş daha sınırlı yapıldığı için evde bulunan ağırlıklarla (terabantlar, küçük halterler ya da 1-1.5 lt dolu su şişeleri gibi&#8230;) kol ve bacaklarınızı çalıştırabilirsiniz.Dans etmekte vücut hareketi açısından güzel bir tercih olabilir.Evde 10 dakika tempolu bir müzikle dans edebilirsiniz.Akciğer sağlığınız için nefes egzersizleri yapabilirsiniz.Vücuttaki kasların yönetim yeri karın,kalça ve bel kavşağıdır.Bu sebeple basit bel ve karın egzersizlerini yapmak önem taşır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/hareketsizlik-kas-agrilarina-neden-oluyor-53850/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FİBROMİYALJİ NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/fibromiyalji-nedir-belirtileri-nelerdir-53740</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/fibromiyalji-nedir-belirtileri-nelerdir-53740#respond</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2021 11:26:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>
		<category><![CDATA[fibromiyalji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=53740</guid>
		<description><![CDATA[FİBROMİYALJİ NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.      Fibromiyalji, kaslarda ve kemiklerde görülen yaygın ağrı ve belirli anatomik bölgelerde hassas bölgelerin  varlığı ile karakterize bir farklılık olarak nitelendirilmelidir. Bölgesel veya yaygın ağrıya, sabah yorgunluğu, anksiyete, depresyon, uyku bozukluğu eşlik etmektedir. Belirtiler herhangi bir testle ölçülemez, objektif bir [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="font-weight: 400;"><strong>FİBROMİYALJİ NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></h1>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.</strong>     <strong><br />
</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Fibromiyalji, kaslarda ve kemiklerde görülen yaygın ağrı ve belirli anatomik bölgelerde hassas bölgelerin  varlığı ile karakterize bir farklılık olarak nitelendirilmelidir. Bölgesel veya yaygın ağrıya, sabah yorgunluğu, anksiyete, depresyon, uyku bozukluğu eşlik etmektedir. Belirtiler herhangi bir testle ölçülemez, objektif bir veri yoktur. Kesinlikle bir romatizmal hastalık değildir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fibromiyalji nedenleri nelerdir? </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Fibromiyaljiye neyin yol açtığı henüz tam olarak saptanamamıştır. Fakat uzun yıllar süren araştırmalar neticesinde bazı faktörlerin hastalığı tetiklediği anlaşılmıştır. Kişilik yapısı: Daha çok hassas yapılı, mükemmeliyetçi ve olaylardan çabuk etkilenen kişilik yapısına sahip bireylerde görülür. Enfeksiyonlar Fibromiyaljiyi ortaya çıkarabilir veya belirtileri kötüleştirebilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fibromiyalji belirtileri nelerdir? </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Fibromiyalji belirtiler yorgunluk, uyku problemleri, uzun süre uykuya rağmen dinlenmiş hissetmemek ve yataktan kalkmakta zorlanmak, baş ağrısı, depresif ruh hali, kaygı, odaklanma veya konsantrasyon güçlüğü, karın ağrısı, kulaklar çınlaması, egzersize karşı isteksizlik ve çabuk yorulma, sindirim problemleri, kol ve bacaklarda şişkinlik hissi, uyuşukluk ve karıncalanma olarak sıralanabilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fibromiyalji için risk faktörleri nelerdir? </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Toplumun %1-2’sini etkiler ve 40-55 yaş arası kadınlar çoğunluğu oluşturmaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fibromiyalji tanısı nasıl konur? </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Güncel bilgilere göre üç ay veya daha uzun süredir devam eden ve tıbbi bir nedene dayandırılamayan yaygın ağrı şikâyeti olan hastalara fibromiyalji tanısı konulur. Fibromiyaljiyi tespit edebilen bir laboratuvar testi yoktur.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fibromiyalji tedavisi nasıl yapılır? </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Fibromiyalji tedavisinde amaç ağrıyı fazla hissettiren bedensel algılayıcıları (reseptör), algılayıcıları uyarıcı iç ve dış etmenleri yönetmek ve yaşam kalitesini artırmaktır, başa çıkma yöntemlerini geliştirmek, yeni bir bakış açısı sağlamaktır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Genetik yatkınlık da söz konusudur. Yüzü kırışmaya yatkın kişilerin daha fazla cilt bakımı yapmaları gerektiği gibi veya dizi kireçlenmeye yatkın kişilerin kilo almaktan, ağır faaliyetlerden kaçınmaları gerektiği gibi daha önceden tecrübe ettikleri ve kendilerini etkileyen stresörlerden uzak durmaları ve bakımlarını yeterince yaptırmaları gerekmektedir.Bunun yanında ;</p>
<p style="font-weight: 400;">Osteopatik Manual terapi, Nöral terapi, Proloterapi, Ozon terapi (özellikle Ozon terapi hayatlarının bir parçası haline getirilmelidir), Hacamat, Kinezyolojik bantlama, Bilişsel Davranışçı terapi yanında başa çıkma metodları hayatlarına kazandırılmalıdır. Akupunktur, Kuru iğneleme, Meditasyon, Masaj, dengeli ve sağlıklı bir beslenme tarzı, düzenli egzersiz, kaliteli uyku uyumak da tedavi etkinliğine katkı sağlayacaktır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tedavi için konuya hakim bir uzman doktor ile işbirliği şarttır. Sadece ilaç ile tedavi etmenin yetersiz kaldığı defaatle tecrübe edilmiştir. Mutlaka kombine tedavi metodları ile tedaviye başlanmalı ve devam ettirilmelidir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fibromiyalji için hangi doktora gidilmeli? </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Fibromiyalji bireylerin doğru teşhis ve yeterli tedavisi için Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon Uzman’ına başvurmaları ideal olacaktır. Multidisipliner(birden fazla klinisyenlerin dahil olduğu) bir yaklaşım gereklidir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fibromiyalji egzersizleri nelerdir? </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Fibromiyalji bulgu ve atakların kontrolünde egzersiz yapmak önemli ölçüde yarar sağlar. Vücutta düzgün bir postür sağlayan, kasları kuvvetlendiren ve dayanıklılığını arttıran egzersizler fibromiyalji tedavisinin ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır. Egzersiz yapanlarda ağrı ve yorgunlukta azalmaya uyku problemlerinde düzelme olduğu hissedilir durumdadır. Fakat yoğun egzersiz yapmak fibromiyalji belirtilerini tetikleyebilir. Aerobik, germe ve güçlendirme egzersizleri, yüzme yürüyüş yapma hayat tarzı haline getirilmelidir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır  son olarak Fibromiyaljiden  korunma yolları şöyle açıkladı ; </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Fibromiyalji hayat kalitesini olumsuz etkileyen rahatsızlık verici bir durumdur. Fibromiyalji ve negatif etkilerinden korunmak için düzenli egzersiz yapmak, düzenli olarak karanlık odada uyumak, Çay, kahve gibi uyku düzenini bozabilecek içecekleri dozunda almak, stresli durum ve ortamlardan uzak durmak ve başa çıkma yöntemlerini öğrenip uygulamak, sağlıklı beslenmek, düzenli bir terapi bakımı altında olmak, kendine zaman ayırmak, sevdiği arkadaşlarla vakit geçirmek ve hobiler edinmek gibi yaşam tarzı değişikliklerinden yarar görmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/fibromiyalji-nedir-belirtileri-nelerdir-53740/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YÜRÜME ZORLUĞU YAŞIYORSANIZ DİKKAT!</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/yurume-zorlugu-yasiyorsaniz-dikkat-53427</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/yurume-zorlugu-yasiyorsaniz-dikkat-53427#respond</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2021 20:02:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenme]]></category>
		<category><![CDATA[yürüme zorluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=53427</guid>
		<description><![CDATA[YÜRÜME ZORLUĞU YAŞIYORSANIZ DİKKAT! Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.     Dizde oluşan ağrılarla başlayan (merdiven inerken,çıkarken ya da oturup ayağa kalkarken) diz kireçlenmelerinde tedaviye geç kalınmaması adına erken teşhis önemlidir. Diz kireçlenmesi nedir ? Halk arasında kireçlenme olarak ifadenin tıbbi karşılığı diz aralığında bulunan kıkırdağın bozulması ve eklem kenarlarında kemik büyümesidir. Ayrıca kıkırdağın kütle kaybı kıkırdak [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;"><b>YÜRÜME ZORLUĞU YAŞIYORSANIZ DİKKAT!</b></span></h1>
<p><span style="font-family: verdana, sans-serif;"><b>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır </b><b>kon<wbr />u hakkında önemli bilgiler verdi.</b>    </span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;">Dizde oluşan ağrılarla başlayan (merdiven inerken,çıkarken ya da oturup ayağa kalkarken) diz kireçlenmelerinde tedaviye geç kalınmaması adına erken teşhis önemlidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;"><b>Diz kireçlenmesi nedir ?</b></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;">Halk arasında kireçlenme <wbr />olarak ifadenin tıbbi karşılığı diz aralığında bulunan kıkırdağın bozulması ve eklem kenarlarında kemik büyümesidir. Ayrıca kıkırdağın kütle kaybı kıkırdak altında bulunan kemikte de dejenerasyona neden olmaktadır. 50 yaş üzerindeki kişilerde en sık görülen eklem hastalığıdır. Orta ve ileri yaşın hastalığı olup 40 yaşından önce görülmesi nadirdir. Osteoartrit <wbr />vücuttaki herhangi bir eklemi etkileyebilir. En sık etkilediği eklemler eller, kalça, diz ve omurgadır. Kıkırdak bozulması, hafiften ağır kayıplara kadar olabilmektedir. Ne kadar erken önlem alınır ise o kadar kolay tedavi şansına sahibiz.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;"><b>Belirtileri nelerdir ?</b></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;">Eklem kireçlenmesi ağrı, tutukluk, kilitlenme, şişlik, yürüme zorluğuna neden olabilmektedir. Ağrı; en sık şikayettir. Başlangıçta hareket sırasında ya da günün ilerleyen saatlerinde oluşur ve dinleme ile rahatlama olur. Eklem kıkırdağındaki bozukluklar ilerledikçe yük taşırken, merdiven çıkarken, yokuş çıkarken hatta istirahat sırasında dahi ağrı hissedilebilir. Tutukluk, sabah veya uzun süren hareketsizlikten sonra ortaya çıkabilir ve kısa sürer. Eklem hareketlerinde kısıtlanma, kemik çıkıntılara bağlı olarak eklem şiş gibi görülür.  Yakınmalar zaman zaman azalıp geçer gibi hissedilse de yıllar sonra problemler artarak tekrar ortaya çıkabilir.</span></p>
<p><b>Tetikleyen sebepler ?</b></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;">Eklem de kıkırdak dejenerasyonunu <wbr />tetikleyen en önde gelen neden obezitedir. Kontrolsüz spor hareketleri de kireçlenme geliştiren nedenlerin başlarında sayılabilir. Osteoartrit orta ve ileri yaşın hastalığıdır. 40 yaşından önce görülmesi nadirdir. Yaşlanma ile eklem kıkırdağında değişiklikler oluşur buna bağlı olarak dayanıklılığı azalır. Bu nedenle yaş ilerledikçe osteoartrit <wbr />görülme sıklığı artar. Kadınlarda osteoartrit gelişme ihtimali daha yüksektir. Osteoartritde <wbr />genetik faktörlerin rol oynadığı artık bilinmektedir. Ayrıca Gut, Rom<wbr />atoid artrit, diabetik nöropat<wbr />i, paget hastalığı, septik artrit ve doğuştan kalça çıkığı gibi hastalıklar kireçlenme  gelişme riskini artırmaktadır. </span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;"><b>Tanısı nasıl konulur ?</b></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;">Asıl olan her ne kadar muayene olsa da direkt grafi &#8211; Röntgen ; <wbr />yakınmaların hangi şiddette olduğunu yeterince göstermemesi eksik yönüdür. BT, MRI ,USG detay açısından kullanılabilecek yöntemlerdir. Şunu da belirtmek gerekir ki tetkiklerde aynı sonuca sahip olan hastalar arasında değişiklik görülebilmektedir. Bazıları ciddi ağrı yaşarken aynı sonuca sahip başka bir hasta hiç ağrı <wbr />hissetmeyebilmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;"><b>Tedavisi nedir ?</b></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;">Tedavi, hastalığın evresi ve şiddetine uygun olarak planlanmalıdır. <wbr />Tedavide ilk basamak hastanın eğitimiolmalıdır. Yani hastanın biliş ve farkındalığını arttırmalıyız ki hasta kendini koruyabilsin. Kireçlenme gelişen eklemin aşırı kullanılmaktan sakınması öğretilmelidir. Kilo verilmesi en önemli tedavidir. Düzenli egzersiz mutlaka gereklidir. Ağrı kesici ilaçları önermediğimizi tekrar belirtmek isteriz. Fizik Tedavi uygulamaları arasında klasik fizik tedavi ile yetinilmemeli ilave kombinasyonlar mutlaka yapılmalıdır.Klasik ağrı kesicileri önermiyoruz. Ancak kıkırdak yapımını destekleyen ilaçların kullanımı hastaya göre önerilmelidir.Eklem içi enjeksiyonlar arasında kor<wbr />tizon enjeksiyonu eklem şişliğinin olduğu dönemlerde veya ileri yaş hastalarda başka işlem yapılamıyorsa hastanın rahatlaması amacıyla en son düşünülmelidir. Ayrıca eklem içine eklem kayganlığını artıran ilaçlar enjekte edilebilir. Çok sık kullanılan PRP, ozon, proloterapi, nöral <wbr />terapi, kuru iğneleme,akupunktur, kinez<wbr />yo bantlama, Manuel terapi kireçlenme tedavisinde tek başına yetersiz kalmaktadır. Hacamat, sülük, masaj ile kireçlenmenin tedavi edilemeyeceğini belirtmek isteriz. Günümüzde karın yağından elde edilen Kök Hücre uygulamaları daha önde gelen ve çözüm üretme şansı en fazla olan tedavi olarak kullanıma girmiştir. Ancak sadece bir yöntemin yetersizliğini görüyor olmamız nedeniyle yine kombinasyonların <wbr />yapılması hayli önem arz etmektedir. Tıbbi tedavi yöntemlerinden yarar görmeyen hastalar ise cerrahi tedaviye mecbur kalmaktadır. Bunlar ise artroskopik temizleme, kemik düzeltici ameliyatlar, eklem protezleri olarak sayılabilir. Burada protezleri<wbr />n ömür boyu dayanıklı olmadığını da belirtmek gerekir.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;"><b>Diz kireçlenmesinde kilonun önemi nedir? </b></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;">Obezite kireçlenme açısından en önde gelen hastalıktır. Şişmanlık direkt olarak eklem kıkırdağına bozucu etki yapmaktadır.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;"><b>Diz kireçlenmesine karşı hangi besinler tüketilmeli ?</b></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: verdana, sans-serif;">Portakal, mandalina, greyfurt, küçük taneli meyveler, dolmalık biber, domates, soğan C vitamini kaynakları olup kıkırdak yapısının olmazsa olmazı olan kollajen üretiminde kullanılır. Somon, ton balığı, sardalye, karides, istiridye omega-3 açısından zengin olup yararlı olabilir. D vitamini kesinlikle yeterli düzeyde tutulması gereken bir tedavi aracıdır. E vitamini içeriğiyle yemiş türleri ve yer fıstığı tavsiye edilmektedir. Bozucu etkilerinden dolayı şeker ve nişasta içeren besinlerden kaçınılmalıdır. Glukozamin, ko<wbr />ndroitin ve glukojen takviye <wbr />olarak alınabilir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/yurume-zorlugu-yasiyorsaniz-dikkat-53427/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BEL AĞRISI NEDEN OLUR?</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/bel-agrisi-neden-olur-53290</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/bel-agrisi-neden-olur-53290#respond</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2021 11:19:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=53290</guid>
		<description><![CDATA[BEL AĞRISI NEDEN OLUR? TETİKLEYEN SEBEPLER NELERDİR? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi. İnsanların çoğu hayatının herhangi bir döneminde mutlak surette bir defa da olsa bel ağrısı yaşar. Bel ağrısının birçok sebebi olabilir.Bu nedenle bel ağrıları göz ardı edilmemelidir. Bel ağrıları neden olur ? Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>BEL AĞRISI NEDEN OLUR? TETİKLEYEN SEBEPLER NELERDİR?</strong></h1>
<p><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır</strong><strong> konu hakkında önemli bilgiler verdi.</strong></p>
<p><strong>İnsanların çoğu hayatının herhangi bir döneminde mutlak surette bir defa da olsa bel ağrısı yaşar. Bel ağrısının birçok sebebi olabilir.Bu nedenle bel ağrıları göz ardı edilmemelidir.</strong><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Bel ağrıları neden olur ?</strong></p>
<p>Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir.</p>
<p>6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi bel ağrısı yaşayan insanların yaklaşık %30’u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren bel ağrılarına ise Kronik Bel Ağrısı adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek ağrı ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut ağrı döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerde oyalanarak kronik hale gelmesidir.</p>
<p><strong>Bel ağrılarını tetikleyen sebepler nelerdir ?</strong></p>
<p>Gerçek  bir tedavi yapabilmek için gerçek ağrı kaynakları ciddi bir uzman hekim muayenesi ve tetkiklerle araştırılmalıdır. Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya bel yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak bel sorunları yaşamaya neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Bel ağrılarından korunmak ve bel sağlığını korumak için neler yapılmalıdır? </strong></p>
<p>En önemli olan şeyi kaçırmaktayız. Asıl olan belde ağrı çıkmadan tedbir almaktır. Bel ağrısı oluşumuna neden olacak şeyler belli olduğuna göre işe bunlara riayet etmekle başlamak mecburiyetindeyiz. Gerekli bakımları yapılmayan araba bizi yolda bırakcağı gibi gerekli bakımları ve korumaları yapılmayan bel de bir gün bize bu acıyı yaşatacaktır. Öncelikli olarak kesinlikle obezite yani fazla kilo fıtığın veya bel ağrılarının en önde gelen nedenlerindendir. Kilo almadan yaşamayı bir hayat tarzı haline getirmeye mecburuz.Bel ağrısı yaşadığımız zaman ne yapacağız sorusu akla gelmektedir. Öncelikli olarak bu konuda gerçekten tecrübeli olan uzman bir doktora başvurmalı; geçiştirici işlemlerle arızayı kronik hale getirmekten kaçınmalıdır. Altta yatan neden bir tümör, çok ciddi bir fıtık, omur kırığı veya bel kayması da olabileceği için konuyu iyi bilmeyen insanların öneri veya tedavi adı altındaki uygulamaları ile zaman kaybedilmemelidir. Genellikle hastaların ağrılarının geçmesi altta yatan nedenin ortadan kalkmış olduğu şeklinde algılanıp rahat davranılmakta ve kolayca çözülebilecek bir hastalık daha zor çözülür veya çözümsüz hale gelebilmektedir.Şu bir gerçektir ki, bel ağrısı yeteri kadar önemsenmemektedir. Başımıza çok ciddi sorunlar açabileceğinin bilincinde olunamamaktadır. İnsanlarımız ağrısız yaşatmak ve bel fıtığı gelişmesini önceden engellemek imkan dahilindedir. Sorunun altında yatan nedenin kesin ortadan kaldırılmasına değil de ağrının ortadan kaldırılmasına yönelinmektedir. Bu ciddi bir hatadır ve hastalarımızı ileri de başına çok büyük sorunlar açabilecek hale getirmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak bel sorunu yaşamayacak şekilde bir yaşam tarzına geçilmeli ve bel ağrısı veya fıtık gelişme riski ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır. Şayet ağrı yaşar isek; bu konuda çok çalışmış olan uzman hekim/ hekimler aranıp bulunmalı ve en kısa sürede ve en kolay şekilde tedavisi yapılmalıdır. Tedavi de başarılı olmanın yolu yöntem değildir; bu konuda gerçekten uzman doktorun yapacağı yöntemlerdir.</p>
<p><em><strong>Doç. Dr. Ahmet İnanır</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/bel-agrisi-neden-olur-53290/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BOYUN AĞRISININ SEBEPLERİ NELERDİR?</title>
		<link>https://www.bolgegazetesi.com/boyun-agrisinin-sebepleri-nelerdir-53214</link>
		<comments>https://www.bolgegazetesi.com/boyun-agrisinin-sebepleri-nelerdir-53214#respond</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2021 14:08:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.bolgegazetesi.com/?p=53214</guid>
		<description><![CDATA[BOYUN AĞRISININ SEBEPLERİ NELERDİR ? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi. Günümüzde birçok kişinin sıkça karşılaştığı sağlık sorunlarından bir tanesi olan boyun ağrısı, özellikle sık cep telefonu kullanan, masa başı çalışan veya bilgisayar başında saatlerce vakit geçiren ve düz yastıkta uyuyan kişilerde ortaya çıkmaktadır. Boyun ağrısı neden olur ? Özellikle [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 dir="auto"><b>BOYUN AĞRISININ SEBEPLERİ NELERDİR ?</b></h1>
<div dir="auto"><b>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır kon<wbr />u hakkında önemli bilgiler verdi.</b></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Günümüzde birçok kişinin sıkça karşılaştığı sağlık sorunlarından bir tanesi olan boyun ağrısı, özellikle sık cep telefonu kullanan, masa başı çalışan veya bilgisayar başında saatlerce vakit geçiren ve düz yastıkta uyuyan kişilerde ortaya çıkmaktadır.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><b>Boyun ağrısı neden olur ?</b></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Özellikle masa başı çalışan ve akıllı telefon kullanan bireylerde oluşan boyun fıtıkları, her yaş grubunu hatta çocukları ve gençleri daha çok etkileyen etkileyen ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Boyun fıtığı omurlar arasındaki kıkırdağımsı diskin ortasında ve içinde yer alan yumuşak jölemsi kısmın etrafındaki tabakalardan sızarak aşması ile dışarı yani olmaması gereken alana girmesi sonucu oluşur. Dışarı çıkan disk materyali omurga kanalının orta kısmından fıtıklaşırsa omuriliğe, kanalın yanından fıtıklaşırsa kola giden sinirlere baskı yapabilir ve ağrılı veya ağrısız halde bulunabiliyor</div>
<div dir="auto">Orta bölümden çıkan fıtıklarda kişi ağrıyı; omuzlarda, boynunda ve kürek kemiklerinde veya sırtta hissedebilir. Yan tarafa yakın olan fıtıklaşmalarda ise hastanın kolunda ağrı, uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük hissi ile kendini belli edebilir. Ensede ağrı, boyun, omuz ve sırta vuran ağrılar, boyun hareketlerinde kısıtlılık, kas spazmı, kollarda ve ellerde uyuşma, uyuşukluk hissi, kollarda incelme, kol ve elde kas gücü azalması görülebilir. Tüm bu bulgular insanların yaşamını etkileyerek hayatı zorlaştırır hatta çekilmez bir hal alabilir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><b>Hangi hastalıklar ile karışabilir?</b></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Boyun fıtığı olmasına rağmen başka hastalık zannedilebileceği gibi, boyun fıtığı olmayan hastalara da boyun fıtığı tanısı koydurabilir. Bu karışıklıklar zaman kaybına neden olabilmektedir. Boyunda bir tümöral oluşum olup aylarca dolaşan ehil olmayan ellerde oyalanan hastalara rastlamaktayız. Fibromiyalji Sendromu, Miyofasiyal Ağrı Sendromu, Omuz problemleri, Torasik Outlet Sendromu, DİSH (Diffüz idiopatik iskelet hiperostozu) gibi boyun ağrısı yapabilen çok sayıda neden mevcut olup bunların hangisi bu ağrıya neden olmaktadır ayırt edilmesi hayli önem arz etmektedir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><b>En sık kimlerde görülür ?</b></div>
<div dir="auto">Boyun fıtığı özellikle uzun süre boynunu eğerek durmasından dolayı cep telefonu kullananlarda, bilgisayar başında zaman geçirenlerde, kitap okuyanlarda, masa başı çalışanlarda, uzun yol şoförlerinde ve uyurken boyun yastığı kullanmayanlarda sıklıkla görülmektedir. Ayrıca boyun fıtığı rahatsızlıkları özellikle yaz tatili dönemlerinde yapılan uzun yolculuklarda tetikleniyor. Toplu taşıma araçlarında (otobüs vs.) uyuma, uçak seyahatlerinde inişte (yere temas anında uykuda olma), özellikle  yaz tatili dönemlerinde yapılan uzun yolculuklarda tetikleniyor. Toplu taşıma araçlarında (otobüs vs.) uyuma, uçak seyahatlerinde inişte (yere temas anında uykuda olma), özellikle tatil amacıyla hususi araç ile seyahatlerde aynı pozisyonda uzun kalış ciddi problemlerin zemin hazırlayıcısı olabilmektedir.</div>
<div dir="auto"><b> </b></div>
<div dir="auto"><b>Boyun Fıtığı Nedir ? Belirtileri Nelerdir ?</b></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Boyun fıtığı omurlar arasındaki kıkırdakımsı diskin ortasında yer alan yumuşak jçlemsi kısmın etrafındaki tabakaları sızarak aşması ile dışarı yani olmaması gereken alana girmesi  sonucu oluşur. Dışarı çıkan disk materyali omurga kanalının orta kısmından fıtıklaşırsa  omuriliğe, kanalın yanından fıtıklaşırsa kola giden sinirlere baskı yapabilir ve ağrılı veya ağrısız halde bulunabiliyor.Boyun fıtığı belirtileri şöyledir ;Orta bölümden çıkan fıtıklarda kişi ağrıyı, omuzlarında, boynunda  ve kürek kemiklerinde veya sırtında  hissedebilir. Yandan olan fıtıklaşmalarda ise hastanın kolunda ağrı, uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük hissi ile kendini belli edebilir. Ensede ağrı, boyun, omuz ve sırta vuran ağrılar, boyun hareketlerinde kısıtlılık, kas spazmı, kollarda ve ellerde uyuşma, uyuşukluk hissi, kollarda incelme, kol ve elde kas gücü azalması. Tüm bu bulgular insanların yaşamını etkileyerek hayatı zorlaştırır hatta çekilmez bir hal alabilmektedir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><b>Boyun fıtığına ameliyatsız çözüm var mıdır ?</b></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Sağlıkçıların , fizikçilerin , biyologların ve mühendislerin uzun yıllar süren çalışması sonucu ortaya çıkan bir sistem olan Manyetik Rezonans Terapisi ile amelliyatsız,ağrısız ve yan etkisiz olarak bel fıtığı ve boyun fıtığı sorununa son vermek mümkün olabiliyor.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.bolgegazetesi.com/boyun-agrisinin-sebepleri-nelerdir-53214/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
